Theseus ve Minotaur

0
[Toplam:2    Ortalama:5/5]

Atina kralı Aigeus ile Aithra’nın oğlu (Poseidon’un oğlu olduğu da söylenir) olan Theseus, İyonya’nın baş kahramanıdır ve babasından sonra Atina kralı olmuştur. Theseus kendisine Dor ırkının büyük kahramanı Herakles’i örnek almış ve onun gibi büyük bir kahraman olmayı başarmıştır. Birçok maceraya atılan Theseus’un en ilgi çekici hikayesi, Girit kralı Minos’un dokuz senede bir aldığı kurbanların arasına girerek Minotaur’u öldürmesidir.

Girit Kralı Minos

Zeus ile Europa’nın, Hera’dan gizli yaşadıkları bir ilişki sonucunda Minos, Rhadamanthys ve Sarpedon adında üç erkek çocuk dünyaya gelir. (Zeus bir boğaya dönüşerek Europa’nın üstüne binmesini sağlamış ve onu Girit’e kaçırarak orada birlikte olmuştur)

The Rape of Europa – Paolo Veronese (1578)

Daha sonra Zeus’tan ayrılan Europa, Girit hükümdarı olan Asterios ile evlenir. Kral Asterios’la Europa’nın evliliği çok mutlu sürmez zira kral kendisinden sonra tahtı bırakacağı bir erkek çocuğa sahip olamamıştır. Bu yüzden eşinin Zeus’tan olan çocukları Minos, Rhadamanthys ve Sarpedon’u evlatlık olarak alır ve onları krallığın varisleri ilan eder.

Üvey babası Asterios’un ölümünden sonra Minos, hükümdarlığı tek başına ele geçirmeye çalışır. Minos, kardeşlerine tanrıların isteği üzerine tahta geçtiğini ve Olymposluların (Tanrıların) kendisinin bütün isteklerini kabul edeceğini söyler. İddiasını kanıtlamak için Poseidon onuruna bir mabet inşa eden Minos, denizler tanrısına dualar eder ve denizden bir boğa çıkmasını isteyerek, bu hayvanı ona kurban edeceğine dair söz verir. Poseidon’un gönderdiği boğa herkesin şaşkın bakışları arasından denizden kıyıya çıkar.

Bunun bir tanrısal işaret olduğuna kanaat getiren kardeşler ağabeylerinin tahta geçmesine ses çıkarmazlar. Ne var ki Minos güzelliğinden etkilendiği boğayı söz verdiği gibi kurban etmekten vazgeçerek onu kendi sürülerine katar ve Poseidon’a başka bir boğayı kurban olarak sunar.

Minotaur’un Doğumu

Poseidon kendisine söz verdiği boğayı kurban etmeyen Minos’u cezalandırmak için Minos’un eşi Pasiphae’yi hedef seçer. Pasiphane, eşinin tanrıya sunmaktan vazgeçtiği boğayı görür görmez ona karşı dayanılmaz bir aşk hisseder. Günlerce içinde bulunduğu bu dayanılmaz durumdan nasıl kurtulacağını düşünür. Zira sapkınlık sayılabilecek böyle bir düşünceyi kimsenin onaylamayacağından emindir. Pasiphane son çare olarak o sırada Knossos yakınlarından geçen Daidalos’a sırrını açar. Daidalos ona yardım edeceğine söz vererek tahtadan -kimi kaynaklara göre bronzdan- bir düve yapar ve Pasiphae’nin boğayla birlikte olabilmek için bunun içine girmesi gerektiğini söyler. Boğa, içinde Pasiphane’nin bulunduğu düveyi canlı sanarak onunla birleşir.

Pasiphae Statue on the beach of Vilanova by Oscar Estruga

Bu ilişkiden yarı insan yarı boğa şeklinde tasvir edilen Minotaur dünyaya gelir.

Eşinin yaşadığı sapık ilişkiyi ve bu ilişkiden doğan Minotaur’un varlığını öğrenen Minos, halkının bu skandaldan haberi olmaması için bir kahine başvurur. Kahin, Minos’a Atinalı sanatçı Daidalos’dan bir sığınak inşa etmesini istemesini söyler. Minos, kahinin söylediklerine uyarak eli her sanata yatkın olan ünlü Daidalos’u bulur ve isteğini söyler. Bunun üzerine Daidalos tüm hünerini kullanarak içinden hiç kimsenin çıkamayacağı labirent şeklinde bir yapı inşa eder. Minotaur artık bu labirentin merkezinde yaşayacaktır.

Theseus ve Labirent

Yıllar sonra Minotaur labirentin içinde bir korku objesine dönüşür. Girit’le Atinalılar arasında yapılan anlaşmaya göre Atinalılar her dokuz senede bir, 7 bakir erkek ve 7 bakire kızı vermek zorundaydı. Bu kurbanlar Girit’e gelir gelmez de Minotaur’un yaşadığı labirente bırakılıyor ve canavara yem ediliyorlardı.

Athenians being Delivered to the Minotaur in the Cretan Laby – Gustave Moreau

Kahraman Theseus Atina’ya gelene kadar üç grup kurban Minotaur’a sunulmak üzere Girit’e yollanmıştı. Theseus, çocuklarının seçilen kurbanlar arasına girmemeleri için sürekli dualar eden anne ve babaların çektiği acılara daha fazla dayanamayarak, gönüllü olarak Girit’e gitmeye karar verir.

O güne dek adet olduğu üzere, kurbanları Girit’e götüren gemiler siyah yelken takmaktaydılar. Fakat bu sefer, Theseus ve yol arkadaşları ülkeden ayrılmadan önce Aegeus oğluna iki takım yelken verir. Atina kralının verdiği bu yelkenlerden biri beyaz öteki ise siyahtır. Siyah yelken ölüm yolculuğu olduğu için gidiş içindir. Beyaz yelken ise müjdeli haberi yani Minotaur’un ölümünü müjdelemek içindir.

Master of Cassoni Campana. French painter of Flemish origin or working in Tuscany at the end of the 15th. Ariane issued by Theseus. Avignon. Musée du Petit Palais.

Aşk tanrıçası Afrodit’in yol boyunca Theseus’a yardım ettiği söylenir. Ancak en büyük yardımını Minos’un kızı Ariadne’yi ona aşık ederek göstermiştir. Öyle ki genç kız, aşkına karşılık vermesi halinde Theseus’ a yardım edeceği ve labirentin çıkış kapısını ona göstereceğini söyler. Theseus bu teklifi kabul ettiğini ve onunla evleneceğine yemin eder. Ariadne, Theseus’a labirentin içine girmesi ve Minotaur’u öldürdükten sonra çıkışı bulabilmesi için bir ip yumağı verir.

Theseus labirente girdiğinde ipin ucunu kapıya bağlayarak yumağı elinde tutacak ve böylece geçtiği yerleri belirleyerek labirentten çıkmayı başarabilecekti. Theseus karışık koridorların içine girdikçe ipi açar. Merkezde ise az rastlanan gücü ve isteği ile bir kerede Minotaur’u öldürmeyi başarır.

Theseus and the Minotaur in the Labyrinth – Edward Burne, Jones (1861)

Theseus vücudunda canavarın kanıyla kapıda göründüğünde genç kız büyük bir mutlulukla ona sarılır ve hiç vakit kaybetmeden limana giderek kaçış planlarını gerçekleştirirler. Diğer kurbanlarında, hazır olarak bekletilen gemilerine binmesinden sonra Theseus limandaki Girit gemilerinin hepsine delik açarak batmasını sağlar. Ne var ki bunu yaparken limandaki Girit askerleri Theseus ve arkadaşlarının etrafını sarmıştır. Ancak Minotaur’u alt eden Theseus ve arkadaşları için bu askerleri alt etmek zor olmaz. Theseus, Minos’un kızı Ariadne ve diğer kurbanları alarak tekrardan Atina’ya doğru yola çıkar.

Theseus’un Atina Yolundaki İhaneti

Gemileri o günlerde Dia, şimdilerde ise Naksos denilen adaya demir attığında artık herkes Giritlilerin kendilerini takip etmediğine emindir. Theseus ve adamları birkaç gün dinlendikten sonra adadan bir kişi eksik olarak yollarına devam ederler. Bu, sevgilisinin kendisini terk ettiğinden tamamen habersiz olan Ariadne’den başkası değildir. Talihsiz genç kız uyanıp orada tek başına kaldığını anladığında gemi çoktan uzaklaşmıştır.

Theseus leaves Ariadne on Naxos – Charles Le Brun (1619-1690)

Theseus’un neden sevgilisini orada bıraktığı konusunda kesin bir bilgiye rastlanmaz. Ariadne büyük bir acı içerisinde ülkesine karşı işlediği suçu düşünüp günlerce ağıtlar yakar ve Theseus’a beddualar eder. Öyle ki genç kadının haykırışlarını Zeus duyar ve Ariadne’nin yaşadığı ıstıraptan kurtarmak için onun yazgısını değiştirir. Zeus’un yardımıyla bir gün Naksos Adası’na Dionysos gelir ve Ariadne’yi görür görmez ona aşık olur. Çok geçmeden Ariadne ve Dionysos evlenip adada uzun süre beraber yaşarlar.

Bazı anlatılarda ise Ariadne’nin dualarını Olymposlular kabul etmiş ve genç kadının bedduası Theseus’u çok geçmeden yakalamıştır. Aceleyle terk ettikleri adadan Atina’ya doğru ilerlerken Theseus babasına verdiği sözü unutarak, siyah yelkenleri beyazlarla değiştirmez. Gemi kıyıya gözle görülebilecek kadar yaklaştığında oğlunu günlerce sabırsızlıkla bekleyen Aegeus, yelkenlerin siyah olduğunu görünce Theseus’un öldüğünü düşünür. Büyük bir acıyla dolan yaşlı kral geminin limana yaklaşmasını bekleyemez ve kendisini kayalıklardan aşağıya atarak intihar eder. Bazı anlatılarda Aegeus’un kendisini denize atarak intihar ettiği ve bundan dolayı denize Aigaios (Ege Denizi) adı verildiği iddia edilir.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Robert Graves – Yunan Mitleri
  • Azra Erhat – Mitoloji Sözlüğü
  • Delia Steinberg Guzman – Labirent (Yeni Yüksektepe Dergisi)
  • Colette Estin – Yunan ve Roma Mitolojisi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz