İnşa Tarihi: Caminin inşa tarihi kesin olmamakla birlikte 876-877 tarihinde inşasına başlandığı 879 da bitirildiği tahmin edilmektedir.

Konumu: Yapı Mısır’ın Kahire kentinde Fustat’ın kuzeydoğusunda bulunmaktadır.

Bani ve Mimarı: Tolunoğlu Ahmet tarafından yaptırılmıştır.

Mimari Tanım

Orta Asya’da ki mimari ve kültürel birikimimizin bir yansıması olan Tolunoğlu Ahmet Cami, tamamen tuğla malzemeden inşa edilmiş önemli kültürel miraslarımızdan biridir. Bir külliye olarak tasarlanan topluluk; cami, hastane, eczane ve iki hamamdan oluşmaktadır.

Yapı Arapça kaynaklarda “ ibn Tülün”, Türkçe eserlerde ise “Tolunoğlu Cami” diye de anılır. Yapıya ait kitabe harimde bulunan paye üzerinde yer alır. Bu kitabe yapının (265/879) tarihinde tamamlandığı bilgisini verir.  Yapıya ait diğer bir kitabe ise Kahire İslam Sanatları Müzesi’nde bulunmaktadır. Yapı da önemli onarımlar Memlük Sultanı Laçin tarafından gerçekleşmiştir.

Yapı, mimarisi ve tezyinatı ile Abbasi geleneğini, özellikle Samarra üslubunu devam ettirmesi açısından da önemli bir eserdir.

Plan Özellikleri

Yapı dikdörtgen formda olup küfe planlıdır. Etrafı duvarlarla çevrili 161,5 x 162,25 m ölçülerinde bir dış avlunun kıble yönünde yer almaktadır. Cami, ortada yaklaşık 92,00 x 92,00 m. ölçüsünde kare formlu üç kenarı revaklarla çevrili bir avlu ve bu avluyu kuşatan sahınlardan oluşmaktadır.

Dış avluya, doğu ve batıda yedişer, kuzeyde ise beş kapı ile girilmektedir. Dış avludan iç avluya, doğu ve batıda altışar, kuzeyde yedi kapı ile ulaşılır. Buradan harime giriş sağlanır.

Yapının kuzeybatı köşesinde yer alan minare orijinalde tuğla malzemeden ve spiral şekilde inşa edilmiştir. 1296’da Memlûk Sultanı Laçin’in tamiri sırasında düzgün kesme taşla orijinal şekline yakın bir formda yenilenmiştir.

Avlu, üç yönden sivri kemerli revaklarla kuşatılmıştır. Kemer aralarında, iki yanında sütunceler bulunan küçük sivri kemercikler ve bu küçük kemerciklerin iki yanında rozet şeklinde birer çiçek motifi yer almaktadır.

Avlunun ortasında Sultan Laçin tarafından eklenen kubbeli bir şadırvan yer alır. Burada orijinalde de bir çeşme yapısının olduğu bilinmektedir.

Harim mihraba paralel 5 sahından oluşmaktadır. Harimin üzeri, dikdörtgen payeler üzerine oturan sivri kemerlerin taşıdığı düz dam ile örtülmüştür.

Harimin mihrap önü kubbesi, mukarnaslarla geçişi sağlanan onaltıgen kasnaklı ahşap bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe Memlük Sultanı Laçin zamanında yapılan onarımlarda yapıya eklenmiştir.

Kubbe dıştan  silindirik formlu yüksek bir kasnak üzerine oturur. Kasnağın her köşesinde dikdörtgen açıklıklar içerisine alınmış sivri kemerli pencereler bulunmaktadır. Pencere üzerinde bir yazı şeriti ve kubbeye geçişte mukarnas dolgu kullanılmıştır.

Harimde değişik tarihlerde inşa edilmiş altı adet mihrap bulunmaktadır.  Bunlardan kıble duvarının ortasında yer alan ana mihrap daha büyük olup diğerlerinden farklı olarak iki yanda kademeli yerleştirilmiş dört mermer sütunla köşeleri yumuşatılmış sivri kemerli derin bir niş şeklinde ele alınmıştır.

Abbasi ve Samarra geleneğini devam ettiren yapı, büyük oranda Samarra Camisini andırmaktadır.  Kahire’de bol miktarda taş bulunmasına rağmen caminin tuğla malzeme ile yapılması bile Samarra geleneğinin devamıdır. Minarenin sarmal bir formda inşa edilmesi de Samarra Camii’ndeki sarmal minareyi andırır.

Süsleme Özellikleri

Tolunoğlu Ahmet Caminin süsleme programında; Abbasi, Samarra ve Bizans dönemi etkileri hissedilir.

Yapıda renkli tuğla ve alçı malzeme kullanılarak farklı kompozisyonlarda oluşturulmuş süsleme programı dikkat çekicidir. Süsleme daha çok harimde yoğunlaşmıştır.  Kemerlerin iç ve yan yüzleri çeşitli kompozisyonlarda oyulmuş alçı süslemelerle zenginleştirilmiştir.

Sivri kemerlerin üzerine oturduğu sütunlar devşirme malzeme olup Bizans dönemine ait bir yapının kalıntılarıdır.

Mihrap alçı süslemeleriyle dikkati çeker. Bugün alçı silmeleri ve kabaraları orijinal olan mihrap sonraki dönemde yapılan onarımlar sırasında niş içi tezyinatı yenilenmiştir. Bu yenilemeler, üst kısımda boyalı ahşaptan, bunun altında cam mozaikle yapılmış bir kelime-i şehadet ve en altta renkli mermer levhalardan ibarettir.

Minber ahşap malzemeden inşa edilmiş olup Sultan Laçin tarafından yenilenmiştir. Geometrik ve bitkisel kompozisyonun birlikte kullanıldığı mihrap devrin en güzel örnekleri arasındadır.  Geometrik ajurlu korkuluk kısmı üstte bir, altta iki sıra bitkisel süslemeli bordürle sınırlanmıştır. Minberin yan aynaları tamamen kapalı olup sekiz kollu yıldızlardan gelişen geometrik kompozisyona sahiptir. Yüzeyde oluşan her bir geometrik şekil girift bitkisel, özellikle de rumili ve palmetli desenlerle dolgulanmıştır. Sivri kemerli kapı açıklığı üzerinde bitkisel dolgulu bir süsleme vardır. İki satırlık bir kitabe üzerinde uçları pal m et şeklinde sonuçlanan mukarnaslı bir tepelik yer almaktadır. Dört ahşap direğe oturan köşk kısmı, kapı üzerindeki gibi uçları palmet şeklinde sonuçlanan mukarnaslı bir tepeliğe sahip olup üstte ince uzun kasnaklı , armut şekilli bir kubbecikle son bulmaktadır.

Mihrap ekseninde mihraba paralel ikinci sıra payelerin arasında geç dönemde ilave edilmiş, dört mermer sütun üzerine oturtulan ahşap bir müezzin mahfili görülmektedir.

Harimi aydınlatan pencere aralarında istiridye kabuğu şeklinde dolguları olan sağır nişler yer alır.

     Yararlanılan Kaynaklar

  • Ahmet Ali Bayhan – Kuzey Afrika’da Bir Türk Yurdu: Mısır
  • www.islamansiklopedisi.info
  • MEB – Sanat Tarihi 2
[Toplam: 19   Ortalama: 3.2/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz