Sultan Ahmet Külliyesinin bir elemanı olarak inşa edilen Sultan Ahmet Türbesi, bugün Sultan Ahmet Meydanında külliyenin kuzey doğu köşesinde yer almaktadır.

Mimar Mehmed Ağa tarafından,  1609 da temeli kazılan Sultan Ahmet Külliyesi tüm birimleriyle beraber, Sultan Ahmet’in ölümünden (1617) üç yıl sonra 1620’de tamamlanmıştır. Külliyenin ilk tamamlanan birimleri cami ve hünkâr kasrı, dış avlu ve arastalar; son tamamlanan birimleri ise darüşşifa, medrese ve türbedir.

Mimari Özellikler

Yapı, batı tarafında eyvanın doğuda revakın yer aldığı kare planlı gövdenin bir kubbeyle örtülmesinden ibarettir.

Önde dört, geride iki sütunun taşıdığı üç kemer gözlü revakın orta bölümü aynalı tonozlu yan bölümler kubbeyle örtülüdür. Ön cephe boyunca uzanan revakın dip duvarı ortasında III.Mehmed Türbesi’ninkinin hemen hemen bir tekrarı mahiyetindeki giriş açıklığının kapı kanatları, yapının mimarı olarak kabul edilen sedefkar Mehmed Ağa’ya yakışır güzellikte sedef ve fildişi kaplamalarla süslüdür. Türbenin batı yönünde ise çıkıntı yapan ayrı bir bölüm bulunmaktadır. Türbeye, eyvanın ortasında yer alan portalden giriş yapılır. Portal sade bir düzenlemeye sahip olup istiridye kabuğu kavsarayla sonlanmıştır.

Eser içte, batı tarafta taşıntı yapan ve ana mekâna bir eyvan gibi bağlanmış bölüm dışında yaklaşık 15X15 m ölçülerinde olup üstü sivri kemerli tromplara oturan bir kubbe ile örtülüdür. Üç sıra halinde değişik boyda toplam 52 pencere ile aydınlanan türbenin duvar yüzeyleri alt kısımda çinilerle kaplıdır. Pencereler, üç sıra halinde düzenlenmiş olup farklı boyutlardadır. Ahşap kapaklı alt sıra pencerelerin üzerinde sıralanan ikinci ve üçüncü sıra pencerelerden ikinci sıradaki pencerelerin boyu üçüncü sıra pencerelerden daha küçük olup asimetrik bir düzene sahiptir. Vitraylı pencereler yapıyı hareketlendiren bir diğer unsurdur. Doğu yönde yer alan sivri kemerli mahfil bir balkon şeklinde dışa çıkıntı yapmaktadır.

Türbe içinde otuz altı (36) şahıs yatmaktadır. Bunların en önemlileri Sultan Ahmed (1617)Sultan Osman (1622) Sultan Murad (1640) Kösem Valide Sultan (Mahpeyker) (1651) ve bu padişahların ve Sultan İbrahim’in çocuklarıdır.

Tezyinat Özellikleri

Sultan Ahmet Türbesi, çini ve kalem işi süslemenin yanı sıra taş ve ahşap işçiliği ile oluşturulan kompozisyonlar açısından oldukça zengin bir tezyinata sahiptir. Türbenin duvar yüzeyleri alt kısımda çinilerle kaplıdır. Türbenin tüm cephesini dolanan kitabe kuşağının üzeri ve kubbe içi kalem işi ile süslenmiştir. Pencere ve dolap kanatları ahşap işçiliğinin göründüğü bölümler olup taş işçilik kapı boşluğu tavanı ve mihraplarda karşımıza çıkmaktadır.

Çini Tezyinat

Türbe çini süsleme bakımından çok zengindir. İçte, giriş açıklığının yan duvarları çinilerle kaplıdır. Alt sırada bulunan pencere ve dolap aralarına kalan duvar satıhları, devrin zarif çinileriyle kaplıdır. Bu satıhları kaplayan dilimli panolar, beyaz zemin üzerine, firuze, yeşil, mavi kırmızı çiçek rozetler, palmetler, narçiçekleri ve yaprak demetleri ile süslenmiştir. Alt pencerelerle ikinci sıra pencereler arasındaki satıh, lacivert zeminli ve beyaz harflerle yazılmış geniş bir kitabe kuşağı batıdaki çıkıntılı kısım da dahil olmak üzere bütün mekânı dolanır.  Bu ayetlerin bitim yerleri de estetik olması düşünülerek domates kırmızısına boyanmıştır.  Bu domates kırmızısı zemin üzerine çivit tohumlu beyaz rumilerden bir desen kompoze edilmiştir. Bu yazı frizinin etrafında da yine bütün türbeyi çevreleyen türkuaz renkli, beyaz bulutlu desen bulunur. Türbenin süpürgelikleri mermer taklidi çinilerle kaplanmıştır. Beyaz zemin üzerine mavi ve lacivert damarlar atılarak, mermer havası yaratılmaya çalışılmıştır. Duvar yüzeyi panolara ayrılıp farklı çini kompozisyonlarıyla bezenmiştir.

 

Giriş cephesinin kuzey yönünde yer alan ilk iki dar panosu, birbirini takip eden hançer yapraklar, bordürün kenarına orta bağlarla bağlanmıştır. Orta bağlar kiremit kırmızısı tohumlar da çivide boyanmıştır. Kenar bordürü ince bir türkuaz cetvelden sonra iki iplik geometrik zencerek motifiyle çevrelenmiştir.

Beyaz zeminli üçüncü pano da benzer şekilde birbirini takip eden simetrik hançer yapraklar, kiremit kırmızısı orta bağlarla birbirine bağlanmıştır. Panonun köşelerinde rumi kompozisyonu yer almaktadır. Rumiler türkuaz zemin üzerine beyaz renkle motiftenmiş olup orta bağlarla birbirine bağlanmaktadır. Kompozisyon yukarıda mihrap biçimiyle sonuçlanır.

Dördüncü pano üç iplik hatayi tarzı bir desendir. Üst kısımda goncadan tek bir dal sümbül deseni çıkmıştır. Desen birbirini takip eden motiflerle, uç kısımda mihrap şeklinde sonuçlanır. Üst köşelerde rumi kompozisyonlar yer alır. Türkuaz zemin üzerine beyaz desenli rumiler sade bir görünüşe sahip olup tohumları kiremit kırmızısıdır. Kenar bordürleri iki iplik geometrik zencerektir. Bu zencerek, kompozisyonu boydan boya dolaşır.

Beşinci panoda yer alan karanfil gül ve hatayi gibi çiçekler bir vazo içinde tasvir edilmiştir. Çiçeklerin İri yeşil renkte yaprakları vardır. Bu desen kiremit kırmızısı çin bulutlarını delerek üstte penç motifiyle birleşir. Bu kompozisyonlarda zemin türkuaza boyanmıştır. Kenar bordürü üçüncü panonun aynısıdır.

Altıncı panoda beyaz zemin üzerine türkuaz, çivit, yeşil, kırmızı renkli motifler kullanılmıştır. Üst köşelerde türkuaz zemin üzerine kırmızı tohumlu beyaz rumi kompozisyonlar yer alır. Bu panoda üçüncü panoda ki kompozisyon tekrar edilmiştir.

Batı cephede yer alan yedinci ve sekizinci pano altıncı panoda yer alan kompozisyonun aynısıdır. Dokuzuncu pano da altıncı panonun aynısıdır.  Panonun alt kısmına mermer bir blok yerleştirilmiştir. Batı cephedeki onuncu ve on birinci panoda benzer şekilde altıncı pano tekrar edilmiştir.

Güney cephe de yer alan on ikinci pano da üçüncü panonun daha detaylısıdır. Üstte mihrap biçiminde sonuçlanır. On üçüncü pano ise beşinci panoya benzemektedir. Panoda vazo içinden çıkan çiçek motifleri ve Çin bulutları yer almaktadır. Kompozisyon üstte mihrap biçiminde sonuçlanır.

Panonun köşelerinde ise tüm panolarda olduğu gibi rumi kompozisyon tekrar edilmiştir. Türkuaz zemin üzerine beyaz renkli, kiremit kırmızısı tohumlarıyla rumiler, panoyu çevrelemektedir.

On dördüncü pano dördüncü panonun aynısıdır. On beşinci ve on altıncı pano ise birinci panonun aynısıdır.

Ahşap Tezyinat

Ahşap işçilik; pencere kanatları, dolap kapakları ve kapılarda görülmektedir. Pencere kanatları kündekari tekniğinde yapılmış olup kare ve dikdörtgenlerin oluşturduğu geometrik desenlerle bezenmiştir. Pencere kanatları üç bölüm halinde tasarlanmış olup ikinci bölümün deseni farklıdır. Bütün pencere kanatlarında aynı kompozisyon tekrar edilmiştir. Dolap kapakları da pencere kanatları gibi aynı kompozisyona sahip olup kündekari tekniğiyle yapılmıştır. Kapı kanatları ise abanoz ağacından yapılmış olup geometrik desenlerle bezenmiştir. Geometrik desenin araları sedef kakmayla renklendirilmiş olup kapı tokaları ve menteşe kuşak demirleri maden sanatına güzel bir örnek oluşturur.

Taş Tezyinat

Taş tezyinat kapı boşluğu tavanı ve mihraplarda kullanılmıştır.  Her iki bölümde de mermer malzeme kullanılmıştır. Kapı tavanı boşluğunda, rumi ve hatayi tarzı süsleme bir arada kullanılmıştır. Mihraplarda ise mukarnas kavsaranın altında kitabe yer almaktadır. Kitabenin zemini yeşil renkte olup kabartma olarak altın varak kullanılmıştır.

Kalem İşi Tezyinat

Sultan Ahmet Türbesi, çini tezyinatı kadar kalem işleriyle de dikkati çeker. Kalem işi, Üst pencerelerin ara satıhları ile kemerler, pandantifler ve kubbe zengin bir kalem işi ile süslenmiştir. Pandantifler ve kubbede sarının alt kısmında mavinin çok kullanıldığı bu süslemede kullanılan motifler arasında karanfiller, narçiçekleri, laleler ve rumiler dikkati çekmektedir. Kubbe, sade rumi desenlidir. Göbek kısmında celi sülüs tarzı hat ile kitabe yazılmıştır. Kasnak kısmı, hatayi tarzı üslubu ile bezenmiştir. Alınlıklarda rumi kompozisyon çalışılmış, tam orta kısmında daire biçiminde celi sülüs hat ile kitabeler yazılmıştır. Kemer alınlıklarında hatayi tarzı süsleme göze çarpar.

Alt kısımlarında da hatayi ve rumi kompozisyon bir arada kullanılmıştır. Yan cephelerde üst kısımlar kalem işi alt kısımlar çinidir. Bütün yüzeylerde rumi ve hatayi süsleme göze çarpar. Pencere aralarındaki kompozisyon saksıdan çıkar. Diğerleri simetrik şekilde çalışılmıştır. Türbenin kıble yönünde kemer alt yüzeyinde orijinal desen bırakılmıştır. Pencere boşluklarında rumi kompozisyon gözükür. Kırmızı ve çivit üzerine beyaz Rumiler yapılmıştır.

    Yararlanılan Kaynaklar

  • Levent Efe Arlı, İstanbul Sultan Ahmet Cami Çinilerinin Belgelenmesi ve Değerlendirimesi, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İzmir,2018, s.15.
  • Hakkı Önkal, Selçuklu-Osmanlı Sultanları ve Türbeleri, Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları, Ankara 1999, s.58.
  • Gönül Öney, Türk Çini Sanatı, Binbirdirek Matbaacılık San. Yayınları, İstanbul 1976, s.104.
  • Taner Alakuş,İstanbul’daki 16-17 Yüzyıllar Arası Yaptırılan Osmanlı Padişah Türbelerinin Süslemeleri, Mimar Sinan Üniversitesi,Yüksek Lisans Tezi,  İstanbul 1990, s.111.
  • Tahsin Ömer Tahaoğlu, İstanbul’da Osmanlı Türbelerinin Tipolojisi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, İstanbul 1988, s.229.
[Toplam:0    Ortalama:0/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz