Diego Velazquez, tüm zamanların en ünlü İspanyol ressamlarından biriydi. Velazquez başlangıçta dini tema içeren resimleriyle popüler oldu. Bununla birlikte, kendisine Kral IV. Philip’in sarayında bir pozisyon kazandıran asıl yapıtları, gerçekçi konular içeren karmaşık sanat eserleriydi. Zaman içerisinde Velazquez bu tarz çalışmalara yönelmişti.

Erken Yıllar

Sanatçı, 6 Haziran 1599 tarihinde İspanya’nın önemli şehirlerinden biri olan Sevilla kentinde doğdu. Çıraklık eğitimine 11 yaşındayken başladı ve burada İspanya’daki yerel sanatçı Francisco Pacheco’nun rehberliğinde çalıştı. Böylece Velazquez’in ilk eserleri çoğunlukla dini geçmişe sahip bir üslupla gelişti. Daha sonra Caravaggio bu genç sanatçının çalışmalarına ilham verecek olsa da, onun temalarındaki belirgin yapı büyük oranda ustası Pacheco’dan etkilenmişti.

Önemli Çalışmaları

1629’dan 1631’e kadar sanatçı İtalya’ya gitmiş ve çeşitli ressamların sanat teknikleri hakkında daha fazla şey keşfetmişti. Madrid’e geri döndüğünde, geniş bir portre serisi başlattı ve bunların hepsi ata binen kraliyet ailesi tasvirleri olarak hayat buldu.

Bodegon türünde eserleriyle dikkat çeken Velazquez’in en ünlü tablosu “Las Meninas”(Nedimeler), şaşırtıcı bir özelliği sahiptir. Tablosunda, kendini de resmedilenler arasına yerleştiren Valezquez, yaptığı oyunla gizemli bir hava yaratmayı başarır. Kral IV. Felipe’nin kızı Margarita ve hizmetçileri, resmi yapan Velazquez’in yanında konumlanır. Kral ve kraliçenin ise arka tarafa yerleştirilmiş bir aynadan yansıması görülmektedir. Böylece resim, ayna objesi sayesinde, dışarıdakini içeriye dahil etmektedir. Resmin yapıldığı anın resmedilmesi ressamı unutulmaz kılmıştır.

1649 yılında İtalya’ya geri döndü. Burada kendisine Papa 10. Innocent’i resmetme fırsatı verildi. Velazquez burada yapacağı papa portresini, şimdiye kadar yarattığı en etkileyici sanat eserlerinden biri olarak kabul edecekti. Hatta burada geçirdiği süre boyunca papanın hizmetçisi olan Juan de Pareja’nın da gerçekçi bir portresini yaptı.

Kralın sarayında çalışıyor olması onun sansürden de oldukça az etkilenmesini sağlamıştı. Böylece “La Venus del Espejo” gibi çıplaklık içeren bazı tablolar resmedebilmişti.

Mirası

Diego Velazquez, Hollanda Bağımsızlık Savaşı sırasında yaşamıştı. Hollanda ve İspanya arasındaki siyasi gerginlik ve savaş hali onu etkilememiş, Hollanda ve İspanyol sanat gelenekleri onun çalışmalarında genel olarak düşündüğünden daha yakınlaşmış bir şekilde işlenmişti. 17. yüzyıl hem Hollanda’da hem de İspanya’da resim sanatının Altın Çağı olarak bilinmekteydi ve tarihin en büyük ressamlarından Rembrandt’ın ortaya çıkışını gören muazzam bir sanatsal başarı dönemiydi.

Çalışmaları ölümünden sonra yaşamaya devam etti ve Velazquez adı giderek daha da popüler bir hale geldi. Batı sanatını oldukça etkiledi. Tarihteki bazı dikkate değer sanatçılar Velazquez’i kendilerini etkileyen büyük bir ressam olarak kabul ettiler. Bu ressamlar arasında Van Gogh, Manet, Picasso ve Salvador Dali vardı. Velazquez’i dünyanın en iyi sanatçıları arasında yapan en belirgin özelliği şüphesiz daha yeni teknikleri bir araya getirmesi ve bu teknikleri yetenekleriyle birleştirmesiydi.

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz