Türkiye’deki günümüz mimarlık anlayışının temellerini atan Vedat Tek, İstanbul ve Ankara’da bulunan çoğu mimari eserin tasarımcısıdır. Mimarlığı sanatla birleştiren mimar, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde mimarlık faaliyetlerinin yönlendirilmesi ve uygulama projelerinin hayata geçirilmesinde etkili olan azınlık mimarlarından sonra, Osmanlı imar faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde etkili olmuş ve Mimar Kemaleddin ile başlayan “I. Ulusal Mimarlık” döneminin önde gelen ismi olmuştur.

Vedat Tek

Türk mimarisinin en önemli isimlerinden olan Vedat Tek, 1873 yılında İstanbul’da doğmuştur. Asıl adı Sırrı Paşazade Mehmet Vedat olan mimar, Osmanlı vezirlerinden Girit’li Sırrı Paşa ve ünlü şair-bestekâr Leylâ Sâz Hanım’ın dört çocuğundan biridir. Annesi de öğretmen olan Mehmet Vedat Tek, mimari alanda Türkiye’de teorik eğitim alan nadir kişilerden biri olup tecrübelerini aktarmak amacıyla eğitimci olmuştur.

Eğitim Hayatı

Mimar Vedat Tek, ilk eğitimini gördükten sonra, 1889 yılında Mekteb-i Sultanî’ye (Galatasaray Lisesi) kayıt olmuştur. Mimar, Mekteb-i Sultanî’yi ikinci sınıfa geldiğinde bırakarak eğitimini Paris’te devam ettirmek istemiştir. Mimar, Paris’te ilk olarak Ecole Monge’u bitirmiştir; ardından hem kişisel yeteneklerinden dolayı hem de hocalarının yönlendirmeleri sayesinde Academie Julien’de resim Ecole Centrale’de mühendislik okuduktan sonra, “Ecole National des Beaux Arts” da açılan sınavı kazanarak mimarlık eğitimi almıştır.

Beaux-Arts iki aşamalı bir eğitim sistemine sahiptir. Öğrencilerin iki aşamalı eğitimini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra oluşturulan başarı listesinin ilk 30’u, bir anlamda üçüncü aşama sayılabilecek ve değerlendirmesi, okulun en seçkin hocalarının da üyesi olduğu, Académie des Beaux-Arts tarafından yapılan Grand Prix de Rome yarışmasına katılmaya hak kazanmaktadır.

Vedat Tek’in ailesinde bulunan transkriptinde Académie des Beaux-Arts’ın ilk aşamasına kabul tarihi olarak ‘29 Temmuz 1895’ yazılıdır. Transkriptten anlaşıldığı kadarıyla bu tarihten sonra eléments analytiques konulu iki mimarlık ‘konkurunda’ başarılı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu iki yarışmadan sonra mimarlık yarışmaları hanesine işlenen bir başarı yoktur. Bütün bu bilgilere, Vedat Tek’in 1898 yılında İstanbul’a döndüğü gerçeği eklediğinde, Grand Prix de Rome yarışmasına katılmadığı tahmin edilmektedir.

Sanat Hayatı ve Eserleri

Paris’te aldığı eğitimden sonra 1898 yılında İstanbul’a dönen mimar, bu şehirde sanatına hayran bırakan eserlere imza atmıştır. İstanbul’daki eserlerinin yanı sıra mimar, Ankara Ulus’ta bulunan Ankara Palas ve Çankaya Köşkü’nün ek binalarının yapımında görev almıştır.

Mimarın İstanbul’da bulunan eserlerinden bazıları:

  • Tayyare Şehitleri Anıtı
  • Fatih Belediye Binası
  • Haydarpaşa Vapur İskelesi
  • Posta ve Telgraf Nezareti Fabrikası
Posta ve Telgraf Nezareti Fabrikası
  • Rüştü Paşa Apartmanı 
  • Sütlüce Mezbahası
  • Defter-i Hakani (Tapu Kadastro Müdürlüğü)
  • Zihni Paşa Cami
  • Moda Vapur İskelesi
  • Şark (Nemlizade) Tütün Deposu
  • Halit Bey/ Nuri Paşa Yalısı
  • Halit Ziya (Uşaklıgil) Apartmanı
  • Hobyar Mescidi (Büyük Postane Camii)
  • Hürriyet Tepesi’nde Zafer Takı
  • Mahmud Paşa Köşkü
  • Tahir Han

Yararlanılan Kaynaklar

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
PAYLAŞ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz