Tabiatüstü bir yaratık olan sfenks, ilk olarak Mezopotamya’da doğmuş ve Türkler arasında da ilk devirlerden beri ressamlara ve heykeltıraşlara konu olmuştur. Tarihin akışı içinde Saka ve Hunlardan sonra bozkır kültüründe gelişen Kırgız Sanatında ve Göktürkler, Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular gibi büyük Türk İmparatorlukları sanatında çok tanınan bir figür olmuştur. Bunlar Anadolu’da yaşayan halk resim sanatı gelenekleri ile günümüze kadar ulaşmıştır.

Sfenks; gövdesi aslan, başı insan olan fantastik bir figürdür. Bu figürler daha çok hükümdarlığın, güneşin, edebi ışığın,  ölüm sonrası hayatın, cennetin sembolü ve hayat ağacının koruyucusu olarak kullanılırlar.

İslam sanatında Orta Asya stilinde, sfenks figürlerini en erken Gazneliler devrinde görürüz. XI-XII. yüzyıldan kalan Gazne sarayı mermer kabartmalarında, fantastik hayvanlarla birlikte tasvir edilmiş sfenks figürü görülmektedir. Başta üç dilimli taç, stilize yarım palmetlerle son bulan kanat uçları, bacak adelesini çevreleyen volütlü çerçeve Selçuklu örneklerine benzemektedir.

Gazne sarayına ait mermer kabartma.

Anadolu Selçuklu stilinde sfenks tasvirlerinin en bol örneklerine İran Selçuklularına ait seramik kaplarda rastlamaktayız. Anadolu’da olduğu gibi Orta Asya Türk tipine sahip sfenksler, volütlerle son bulan kanatlara ve uzun saçlara sahiptir.

İran Selçuklularına Ait Seramik Tabak

Anadolu Selçuklu Sanatında Sfenks

İslam el sanatlarında sıkça görülen sfenks figürlerinin Anadolu Selçuklularında ender olarak işlendiği görülmektedir. Anadolu taş işçiliğinde zaman zaman rastlanan sfenkslere Mardin Müzesi’nde sergilenen kaleden gelme (13. yüzyıl) bir taş üzerinde rozet ve sfenks örnek olarak verilebilir. Konya İnce Minerali Medrese Müzesi’nde bulunan mermer bir taş üzerinde rozet içinde iki geyik, iki sfenks ve arada kuş figürleri değişik bir sunuşla canlandırılmıştır.

Sfenks, aslan gibi kuvvet ve kudret sembolüdür. Yapıları ve insanları koruyan tılsımlı bir figür olan sfenks yapılarda nazarlık olarak da tasvir edilmiştir. Bu anlamda İran Selçuklularına ait seramik tabak örneğinde at üstünde tasvir edilmiş hükümdar ve çevresindeki sfenkslerde hükümdarlığı sembolize etmektedir. Benzer şekilde Gazne sarayındaki kabartmada birçok güçlü fantastik hayvanlarla birlikte tasvir edilen sfenks, tılsım ve nazarlık olarak tasvir edilmiş olabilir.

Anadolu Selçuklularında sfenks aslan kadar yaygın değildir. Günümüze gelebilmiş taş kabartma örneklerin yanında tek heykel Konya’dan Türk İslam Eserleri Müzesi’ne getirilen parçadır. Gövde kısmı kaba olarak işlenen bu heykel kuş ve geyik gibi başka hayvanlarla tasvir edilmiştir. Sfenksler, üç dilimli başlıklı ve kanatlara sahiptir. Kuyruk uçları ejderle sonuçlanır. Burada yer alan sfenksler geyik ve kuş gibi ölünün ruhunu öte dünyaya taşıyan figürlerle birlikte işlenmiş olması mezar sembolizmiyle alakalı olabilir. Bu anlamda bir diğer örnek Afyon mezar taşında yer alan sfenkstir. Burada sfenks yine şaman kültü ile ilgili olarak Orta Asya geleneğine bağlanmaktadır. Bilindiği gibi şamana yer altı ve gökyüzü seyahatinde refakat eden koruyucu ruhlar arasında sfenks de sayılabilir. Mezar taşının üzerinde ölen kişiyi koruyan bir figür olarak tasvir edildiği anlaşılmaktadır.

Sfenkslerin en güzel örneklerini çini üzerinde görmekteyiz. Kubadabad Sarayı’nda yer alan yıldız panolar üzerine işlenmiş sfenks figürleri ve pek çok hayvan figüründe olduğu gibi iç ön ayakları göğse çekik olarak yürür ve koşar durumda tasvir edilmiştir. Siren ve sfenks figürlerinin yüzleri, tipik insan figürlerinde olduğu gibi çok farklı karakterler göstermekte olup, kesinlikle tipleme söz konusu değildir. Kubadabad Sarayında yer alan bu sfenksler, sultanları simgelemektedir. Başlarında hale olması bu figürün hükümdarlıkla ilişkili olduğu düşünülür.

    Yararlanılan Kaynaklar

  • Diyarbekirli, Nejat, Diyarbakır Müzesindeki Tunç Sfenks, Türk Kültürü Dergisi, S.66, 1968
  • Erginsoy, Ülker, İslam Maden Sanatının Gelişmesi, Kültür Bakanlığı Yayınları, İstanbul 1978.
  • Bulduklu, Esra, Anadolu Selçuklu Dönemi Kubadabad Sarayı Çini Figürlerinin Göstergebilimsel Açıdan İncelenmesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Konya 2018.
  • Büyükçanga, H.Hilal, Anadolu Selçuklu Seramiklerinde Figürlerin Dili ve Resim Eğitimi Açısından İncelenmesi, Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Konya 2006.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz