Bu tipe giren camilerde mihrap duvarına paralel sahınlar, mihrap önünde yan sahınlara göre daha yüksek tutulmuş bir sahın tarafından kesilir. Genelde, bu sahının mihrap önündeki kısmında yapının tamamını kaplamayacak büyüklükte, sadece mihrabı vurgulamak üzere bir kubbe bulunur. Bu şemanın öncüllerini, Talhatan Baba ve Leşker-i Bazar’da görsek de, avlusuyla birlikte değerlendirildiğinde bu plan tipinin Şam’daki Emeviye Camii’nden geliştiği kabul edilir. Anadolu’da Artuklu camileri bu plan tipinde örnekler vermişlerdir.

Diyarbakır Ulu Camii (1091)

Cami, Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah’ın emriyle 1091’de yapılmıştır. Diyarbakır Ulu Camii, Mor Toma adlı bir kilisenin üzerine bolca devşirme malzeme kullanılarak bir Fethiye camisi olarak inşa edilmiştir. Artuklu ve Osmanlı döneminde yapılan medrese ve kütüphane gibi eklemelerle büyük bir külliye halini almıştır.[1]

Tamamı kesme taştan yapılmış olan ve ilerleyen yıllarda önüne geniş bir revaklı avlu eklenenyapı, enine dikdörtgen harim ve mihrap duvarına paralel iki sahınla beraber Şam Emeviye Camii modelini tekrarlar. Ancak mihrap önünde kubbe vurgusu yoktur. Minaresinde görülen kare plan da yine Suriye etkisidir.İki katlı revaklı avlunun batı cephesi bir Roma tiyatrosu sahnesinden kalan sütunlarla yapılmıştır.

[1] Haşim Karpuz, a.g.e., s. 28.

Siirt Ulu Camii (1129)

1129 yılında Selçuklu Sultan Mugizziddin Mahmut tarafından yaptırılan ve Anadolu’daki ikinci Büyük Selçuklu camisi olan yapı mihrap önü kubbesi ve enine dikdörtgen bir plan şeması ile sonradan eklenen eyvan ve tonoz örtülü dikey iki sahın yerleştirilerek İran’daki Selçuklu etkilerini Anadolu’ya taşımıştır.Kesme taştan inşa edilmiş olan caminin minberi ağaç işçiliği açısından oldukça niteliklidir.[1]

[1] Ara Altun, a.g.e., s. 75.

Bitlis Ulu Camii (1150)

Kesme taştan mamul, kitabesine göre 1150 yılında yapılan cami, enine gelişen üç sahından müteşekkil dikdörtgen planlı bir yapıdır. Mihrap önündeki kubbesi kümbetlerdeki gibi dıştan konik bir çatıyla örtülmüştür.Camiye dıştan bakıldığından ilk göze çarpan, yapının mihrap duvarına paralel gelişmeyen mihrap çıkıntısıdır.[1]

[1] Haşim Karpuz, a.g.e., s. 26.

Harput Ulu Camii (1156)

Minber kitabesinden Artuklu öncesi dönemde de var olduğu anlaşılan Harput Ulu Camii, günümüzdeki halini 1156 yılında almıştır. Harim kısmı enine üç nefi kesen dikine nef dolayısıyla transept plan tipindedir. [1]

Yapı bütün olarak değerlendirildiğinde eyvanları hariç Zevvare Mescid-i Cuması’na plan olarak çok benzer. Ayrıca yapının farklı elemanlarında tuğla kullanımı da İran’daki Selçuklu camilerini anımsatmaktadır.Bugün üzeri cam bir tavanla kapatılan ortadaki avlu küçülmüş bir iç avlu durumundadır ve etrafında tonozlu hacimler yer alır.Caminin özellikle ştuk malzemeli mihrabı İran’daki Selçuklu sanatını hatırlatır niteliktedir.[2]

[1] Haşim Karpuz, a.g.e., s. 27.

[2] Oktay Aslanapa, a.g.e., s. 106.

Silvan (Meyyafarkîn) Ulu Camii (1157)

Güney mimarisi ve süsleme etkilerinin Anadolu’ya taşınması açısından önemli olan Artukluların bir yapısıdır. 1157 yılında Artuklu Beyi Necmettin Alpi tarafından yaptırılan enine dikdörtgen planlı yapı, kıble duvarına paralel dört sahından oluşur. Bu dört nefi mihrap önünde üç nef boyunca kesenbüyük bir mihrap önü kubbesi yapıya hakim konumdadır.[1]

İsfahan’daki Melikşah kubbesine çok benzeyen kubbeyi taşımak için kıble duvarları payandalarla desteklenmiştir. Beden duvarları taştan, kubbe ise tuğladandır. Kubbe dıştan sekiz kasnaklı üzeri ise sekizgen külahla örtülmüştür.Minaresi, Diyarbakır Ulu Camii’deki gibiArap tarzı kare planlıdır.[2]

Mardin Ulu Camii (1176)

İlk olarak 1176’da yapıldığı kitabesinden anlaşılan yapı XIV. yüzyıla kadar uzayan eklemelerle günümüze gelmiştir. Ana mekan Artuklu camilerinin özelliklerini yansıtmakta, enine dikdörtgen harim üzerinde eklemelerden dolayı batıya kayan mihrap önü kubbesi bulunmaktadır.Kare planlı bir kaide üzerine yükselen minare tuğla değil taştandır. Kubbesinin yivli oluşu, taş minaresi ve revaklı avlusuyla kendine has bir yapıdır.[3]

[1] Ara Altun, a.g.e., s. 70.

[2] Doğan Kuban, a.g.e., s. 45.

[3] Ara Altun, Anadolu’da Artuklu Devri Türk Mimarisi’nin Gelişmesi, Kültür Bakanlığı Yayınları, İstanbul 1978, s. 64.

Kızıltepe (Dunyasır) Ulu Camii (1204)

1204 yılında inşa edilen ve orijinalliğini günümüze kadar koruyan yapının harim kısmı mihraba paralel üç nef ve iki nefi kesen mihrap önü kubbesinden oluşmaktadır. Harimin üzeri düz bir dam ile örtülüdür. Mardin Ulu Camii’nde olduğu gibi bu yapı da avluludur.Mihrap nişinde de dilimli kemerler ve istiridye motifi yapıdaki güney taş süsleme etkisinin Anadolu’daki en iyi örneklerindendir.Caminin taçkapısı iki renkli taştan yapılmış dilimli kemerleri Zengi etkisinin bir örneğidir.[1]

Sinop Ulu Camii (1267)

İlk şeklinin 1267 yılında Alaeddin Keykubad dönemine ait olma ihtimali yüksek olan camii, mihraba paralel iki sahınla enine gelişen bir tipoloji sergiler. Mihrap önünde yan yana üç kubbe bulunmaktadır.Güneydoğu Anadolu’nun Artuklu camileri ile yakın ilişkisi görülen bu yapı günümüzdeki halini Süleyman Pervane döneminde almıştır.Caminin avlusu, harim kısmına oranla çok büyük kalmaktadır.[2]

[1] Ara Altun, Anadolu’da Artuklu Devri…, s. 84.

[2] Oktay Aslanapa, a.g.e., s. 129.

Yararlanılan Kaynaklar

  • AKOK, Mahmut, “Konya Beyşehir’inde Eşrefoğlu Camii ve Türbesi”, Türk Etnografya Dergisi, S: 15, 1976, s. 5-34.
  • ALTUN, Ara, Ortaçağ Türk Mimarisinin Anahatları İçin Bir Özet, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul 1988.
  • ALTUN: Ara, Anadolu’da Artuklu Devri Türk Mimarisi’nin Gelişmesi, Kültür Bakanlığı Yayınları, İstanbul 1978.
  • ALTUN, Ara, “Orta Asya Türk Sanatıyla Anadolu’da Selçuklu ve Beylikler Mimarisi”, Mimarbaşı Koca Sinan: Yaşadığı Çağ ve Eserleri, C:I, 1988, s. 38.
  • ARIK, Oluş, “Malatya Ulu Camii’nin Asli Planı ve Tarihi Hakkında”, Vakıflar Dergisi, S: 8, 1969, s. 141-148.
  • ASLANAPA, Oktay, Türk Sanatı, Remzi Kitabevi, İstanbul 1984.
  • ASLANAPA, Oktay, Anadolu’da Türk Çini ve Keramik Sanatı, İstanbul 1965.
  • BAKIRER, Ömür, ”Hacı Ferruh Mescidi”, Vakıflar Dergisi, S. VIII, 1969, s. 171-172
  • CEZAR, Mustafa, Anadolu Öncesi Türklerde Şehirler ve Mimarlık, İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 1977.
  • GÜLER, İzzet, “Arslanhane Camii”, İller Bankası Dergisi, C:III, S:24, 1969, s. 29-30.
  • GÜLER, İzzet, “Konya Mescitleri”, İller Bankası Dergisi, C. II, S. XXXI, 1970, s. 23-24
  • GÜLER İzzet, “Sırçalı Mescit”, İller Bankası Dergisi, C: III, S: 32, 1970, s. 23-24.
  • KARPUZ, Haşim; Anadolu Selçuklu Mimarisi, Selçuk Üniversitesi Vakfı, Konya 2001.
  • KUBAN, Doğan, Divriği Mucizesi, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1999.
  • KUBAN, Doğan, Selçuklu Çağında Anadolu Sanatı, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2002.
  • ORAL, M. Zeki, “Konya’da Alaüd-din Camileri ve Türbeleri”, İlahiyat Fakültesi Dergisi, V/I-V, 1956, s. 144-164.
  • ÖGEL, Semra, Anadolu Selçuklu Sanatı Üzerine Görüşler, Matbaa Teknisyenleri Basımevi, İstanbul 1986.
  • ÖGEL, Semra, Anadolu Selçuklu Taş Tezyinatı, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1966.
  • PEKER, Ali Uzay, “Hunad Külliyesi”, Tasarım Merkezi Dergisi, S:1, 2006, s. 22-29.
  • TÜKEL YAVUZ, Ayşıl, “Anadolu Selçuklu Dönemi Kervansaraylarının Tipolojisi”, IV. Milli Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Semineri Bildirileri, Konya 1995, s.183-198.Hazırlayan:Burcu ÜYKEN-Anadolu Selçuklu Camiileri

Hazırlayan: Burcu ÜYKEN – Anadolu Selçuklu Camileri

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz