Tarihçe

Tarihsel süreç içerisinde bir çok medeniyete ev sahipliği yapan şehir, Bizans döneminde Komana, Selçuklu döneminde Dar Ün-Nusret, Osmanlı döneminde ise Tokat olarak adlandırılmıştır.

 

Şehir Hitit, Asur, Hurri ve Kimmerlerin egemenliğinde kalmış daha sonra Makedonya ve Pontus krallığının yönetimine geçmiştir.  M.Ö.65’te Roma ve Bizansın hakimiyetine giren şehir,  Malazgirt zaferiyle birlikte sırasıyla Danişmentli, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı’nın eğemenliğine girerek bir Türk-İslam şehri olmuştur.

Tokat Kalesi

Şehrin merkezindeki sarp kayalar üzerinde yer alan Tokat kalesi Bizans döneminde inşa edilmiş olup Selçuklu ve Osmanlı  dönemlerinde kullanılmaya devam edilmiştir. Beşgen planlı bir tasarıma sahip olan kale, yirmi sekiz burca sahiptir. Kale içinde dizdarhâne, cebehâne,  ambarlar, sarnıçlar ve muhafaza barınakları bulunmaktadır. Çevresi 1500 metre olan kaleye giriş, batı yönde yer alan açıklıktan sağlanmaktadır.

Kale, arşiv belgeleri ve başta Evliya Çelebi olmak üzere çeşitli seyyahların verdikleri bilgilere göre,  şehrin askeri ve sosyal açıdan güvenliğini sağlamasında önemli rol oynamıştır.

Kentin Kuruluşu

Birçok medeniyet ve kültürün izlerini taşıyan Tokat şehri, çok eski tarihi bir geçmişe sahiptir.  Stratejik açıdan önemli olan şehir, İstanbul’dan, Bağdat ve Tebriz’e ; Samsun’dan Şam’a giden ticaret yollarının kesiştiği bir kavşak noktasında yer almaktadır. Şehir coğrafi yapısı sebebiyle, dış tehditlere karşı güvenli bir bölge olmuştur.

Şehir, üç yüksek tepenin birleştiği geniş bir vadinin içinde kurulmuştur. Bölgenin topografik yapısı şehri, kalenin çevresinde ya da eteklerinde kurmaya zorlamıştır. bu sebeple şehir  kısa zamanda kale dışına çıkarak, kale çevresinde yayılmıştır.

Şehir, 1072’de Danişmentliler tarafından fethedilerek bir Türk-İslam şehri olmaya başlamıştır. Danışmendliler, önce kale içinde Melik Gazi Cami’ni  sonra da kalenin dışında, kuzey eteklerinde  Garipler Camii’ni inşa ettirmişlerdir. Bu dönemde kalenin güneyinde inşa edilen Yağbasan Medresesi (1152) ise Danişmendli dönemi yerleşmesinin güney sınırını teşkil etmektedir.

Danişmendlilerin ardından Seçuklu ve Osmanlı hakimiyetine giren şehir de imar faaliyetleri gelişerek devam etmiştir. Şehir “vadi tabanlı” bir kent dokusuna sahiptir. Vadi tabanlarının uzayan dar düzlüklerinde, genellikle de kenarlarında kıyı boyunca bir yapılaşma görülmektedir.  Kent modeli bakımından “Kaleden evrimleşmiş açık kent modeli” özelliği gösteren şehir, sarp bir tepe üzerine konumlanan bir kalenin eteğinde kurulmuştur.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tokat Tarihi ve Kültürü Sempozyumu 25-26 eylül 2014 Tokat Bildiriler Cilt I
  • 16-17. Yüzyıllarda Tokat Kalesi Adnan GÜRBÜZ, Tokat Sempozyumu 1-3 Kasım 2012. Cilt I
[Toplam:0    Ortalama:0/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz