Sütun Nedir?

Sütun, form olarak daire kesitli, ince-uzun, tek parça ya da parçalı, kaide, gövde ve başlık kısımları olan taşıyıcı mimari öğedir. Sütun; taş, ahşap, mermer gibi herhangi bir maddeden yapılan, yapıları ayakta tutmak için kullanılan, mimari bir destek elemanıdır. Sütunlar, yük aktarım sırasına göre yukarıdan aşağıya doğru üç ayrı birim halinde incelenir. Bunlar; sütun başlığı, sütun gövdesi ve  sütun kaidesidir. Bu üç elemanın oransal bütünlüğü, yapının estetik görünümünü etkiler.

Sütun Başlığı

Üzerindeki yapı yükünü sütun gövdesine aktarma işlevi gören mimari elemana “sütun başlığı” denir. Yükün düşey taşıyıcı eleman olan sütunun dar kesitine, emniyetli biçimde iletilmesini sağlar; bu nedenle geniş olan üst yüzeyi kare, sütun gövdesine birleşecek olan daha dar kesitli alt yüzeyi ise daire şeklindedir. Tek parça halindeki bir taş bloğu, önce boyutlarına göre kabaca kesilir; ardından istenen form verilmek üzere çeşitli aşamalarda işlenerek başlık hazırlanır.

Sütun Gövdesi

“Sütun gövdesi”, sütunun başlık ile kaide arasında yer alan kısmıdır. Gövde, tek parçadan (yekpare) ya da üst üste dizilen silindirik taş elemanlardan oluşabilir. Sütunun çok parçalı olması durumunda, bu parçalardan her birine “tambur” adı verilir. Ek yerinin belli olmaması için, tamburların birbiri üstüne oturacak yüzeylerinin dışa yakın kısımları perdahlanarak düzeltilmiş; merkeze yakın kısımları prüzlü bırakılmıştır. Bu alanın işlenmeden bırakılması “anathyrosis” adı verilen bir tekniktir. Bu işleme tekniği, duvar yapımı için hazırlanan taşlarda da uygulanmıştır.

Sütun Kaidesi

Yükün daha geniş bir yüzeye yayılarak zemine aktarılması amacıyla, sütun gövdesinin üzerine oturtulduğu altlığa “sütun kaidesi” denir. Başlığın aksine, kaidenin üst yüzü daire, alt yüzü ise dörtgen şeklindedir.Sütun başlığı gibi, tek parça halindeki bir taş bloğu, önce boyutlarına göre kabaca kesilir; ardından istenen form verilmek üzere işlenerek kaide hazırlanır. Tarih boyunca farklı dönemlerde, çok çeşitli profillere sahip kaide örnekleri uygulanmıştır. Kaidenin yüksekliği, sütunun boyutlarına, formuna ve profillerin zenginliğine göre değişir.

Mimari Düzenler

Bir altyapı üzerine oturan sütun ve taşıdığı çatıdan oluşan, özgün mimari biçime mimari düzen denir. Antik yunan mimarisi binanın yapısal unsurlarına yapılan vurguyla, bir kütle mimarisidir ve Yunan mimarisinde 3 temel nizam vardır. Bunlar; Dor, İon ve Korint’tir.

Dor Düzeni

Dorların Yunanistan’a geldikten sonra geliştirdikleri dor düzeninde sütun, kaidesiz olarak doğrudan stylobat üzerine oturur. Aşağıdan yukarıya doğru incelen dor sütununun gövdesinde bıçak yüzünü andıran keskin yivler bulunur. Yukarıya doğru incelen sütun bir ağaç gövdesini, yivler ise kabuğu soyulmuş bir ağaç gövdesini anımsatır. Dorik nizam. Antik Yunan mimarlığının ilk üslubu olup, Dor kavimlerine bağlandığı için bu adı almıştır.

Bu nizamın başlıca özellikleri şöyledir:

  • Sütunların kaidesi yoktur ve doğrudan stylobat üzerine oturur.
  • Sütun aşağıdan yukarıya doğru incelir.
  • Sütun gövdesinde dikey yivler yer alır.
  • Sütunun masif bir görüntüsü vardır ve gövde diğer sütun çeşitlerine nazaran daha kalındır.
  • Dor sütun başlığı biçim olarak çanak şeklinde yuvarlak bir yastık ve üzerinde yer alan abakustan meydana gelir.

İon Düzeni

İon düzeni Anadolu’nun batı ve güney kıyılarında ortaya çıkmış ve burada gelişmiştir. İon düzeninin mimaride, Dor’dan ayrılan tarafı üst yapıda görülür. İon düzeninde esas olan doğudan alınmış zengin bezemelerin mimari elemanlar üzerine belirli kurallara bağlı kalınmaksızın aktarılmış olmasıdır. İon nizamı daha ince, zarif ve dekoratiftir. Dor nizamında yapılan tapınaklar ağır, hantal ve yere kapanmış  gibi bir izlenim vermekteyken; İon tapınakları incelik ve yüksekliği nedeniyle böyle değildir. İki nizam arasındaki asıl fark, sütunlarında ve özellikle de sütun başlıklarında kendini gösterir. İon sütunları, döşeme yüzeyine yerleştirilen kaideler üzerine oturtulmuştur. İon mimarları, Dor mimarlarından daha serbest davranmış; aynı binanın sütun kaidelerine farklı biçimler vermişlerdir. Sütun başlıklarının yan, ön ve arka kısımlarında da farklılıklar göze çarpar. Önden bakıldığında sütun başlılarının iki yanında, volüt denilen helezonik iki kıvrım görülür. iki kıvrım arasındaki alan ise zarif bezemelerle doldurulmuştur.

İon Düzeninin başlıca özellikleri:

  • Sütun form olarak zarif bir görünüme sahiptir.
  • Sütun gövdesi daha ince ve uzundur.
  • Sütun başlığı daha süslü olup iki yanda volütler bulunmaktadır.
  • Sütun bir kaide üzerinde yükselmektedir.

 Korint Düzeni

İon düzeninin bazı ayrıntılarının değiştirilmesiyle oluşan bu düzende temel özellik volütlerin alttan çıkan akantus yaprakları içine alınmış olmasıdır. Dor ve İon başlıklarında görülen doğu etkisi Korint başlığında mısır etkisine dönülmüştür. Korint düzeni klasik çağda pek kullanılmamıştır. İonia’da iç dekorasyonda önem kazanmakla birlikte asıl Roma mimarisinde sevilerek uygulanan bir form olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı Yunan tapınaklarında korint ve iyon sütun başlıkları birleştirilerek karma (Kompozit) başlıklar kullanılmıştır. Bazı tapınaklarda sütunların yerine kadın heykellerinin (karyatit) kullanıldığı görülür. Dor ve İon nizamlarından daha geç bir dönemde ortaya çıkan Korint sütun kaideleri çok daha ince işlenmiştir. Başlıklarda ise, yine İon nizamındaki kıvrımlar olmakla beraber, bunlar eski önemini yitirip, dört köşeye de yerleştirilmişlerdir. Süsleme öğelerinden bir başkası da kenger yaprağıdır.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Adnan Turani – Sanat Terimleri Sözlüğü
  • Doğan Hasol – Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü
  • MEB- İnşaat Teknolojisi, Taşın Mimaride Kullanımı
  • Gülgün Atalay – Antik Devirde Mimari Kurallar ve İnşaat Teknikleri
[Toplam:61    Ortalama:2.7/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz