Paul Cezanne, 19 Ocak 1839 tarihinde Fransa’nın güneyindeki Aix-en-Provence kasabasında doğmuştur. Babası Louis-Auguste Cezanne, dönemin zengin bir şapka tüccarıdır. Varlıklı bir ailede refah içinde yaşayan sanatçı, College Bourbon’da klasik bir eğitim görmüş ve 1858 yılında mezun olmuştur. Cezanne’nın Emile Zola ile olan dostlukları da College Bourbon’da başlamıştır.

Paul Cezanne’nın en büyük tutkusu iyi bir ressam olmaktır. Ancak babası Louis-Auguste Cezanne, resim ile parasal bir başarı kazanacağını düşündüğü için hukuk okumasını istemiştir. Bu nedenle babasının arzusuna uyarak 1859’dan 1861 başlarına kadar Aix Üniversitesinde hukuk eğitimi görmüştür.

Cezanne, her ne kadar hukuk eğitimi görse de içindeki sanat tutkusu her zaman devam etmiştir. Resim ile parasal bir başarı kazanabileceğini ispat etme arzusuyla her yıl çalışmalarını reddedileceğini bile bile Salon’a göndermiştir.

Cezanne, sonunda 1861 yılında babasından izin alarak Paris’te bulunan Academie Suisse’de sanat eğitimi almaya başlamıştır. Academie Suisse’de eğitim gördüğü dönemde Pissaro ile tanışmıştır.

Hayatının son on yılı diyabet ve şiddetli depresyondan ibaretti. Pnömoniye yakalandıktan sonra Paul Cézanne, 22 Ekim 1906’da Aix’deki evinde hayata gözlerini yummuştur.

Sanat Hayatı

Paris’te iyi bir eğitim alan sanatçı, Louvre’da ve Trocadero’da çalışarak orada bulunan eserleri kopya etmiş ve kendisini geliştirmiştir. 1863 yılına gelindiğinde ise Salon des Refuses’de eserlerini sergilemeye başlamıştır. 

Paul Cezanne, Monet ve Renoir gibi bir çok önemli sanatçı ile tanışarak arkadaşlık kurmuştur ve Empresyonizmin kuruluş yıllarında avantgarde’ın bir üyesi olmuştur.

1874 yılında açılan Empresyonistler sergisinde üç eserini sergileyen Cezanne, eserlerine karşı gelen olumsuz tepki üzerine yaşadığı üzüntüden dolayı 1877’de son kez Empresyonistlerle eserlerini sergilemiştir. Cezanne’nın sanatı halk tarafından çok az görülmüştür. Bu nedenle 1877’den 1895’e kadar toplum için açtığı sergilerin sayısı  çok azdır.

Sanat Anlayışı

Cezanne’ın sanat anlayışının temelini, doğada bulunan tüm varlıkları geometrik formlar olarak görme düşüncesi oluşturmaktadır. Bu anlayışla yaptığı eserlerden ilki Aix’teki kavrulmuş ve taşlı manzaraya hakim dramatik bir dağ olan Mont Sainte-Victoire’ın tasviridir. İkincisi ise bir dizi yıkanan çıplak insanın doğada ve insan vücudunda sentezlenmesidir. Hayal gücüne daha az, dışarıda bulunan görsel dünyaya ise daha fazla odaklanarak yaptığı eserlerinde nesnelerin somut olarak varoluşlarına vurgu yapılmıştır.

Renk ve hacimlendirme konularındaki yeni buluşlardan etkilenen Cezanne’ın Sainte-Victoire dağı içerikli çalışmaları ışık dolu olmakla birlikte kütleselliğini kaybetmemektedir. Uzaklık ve derinlik kurgusunun etkili olduğu çalışmalarda dağ, ağaçlar ve doğa, küp, küre ve koni olarak betimlenmektedir. Cezanne, birçok portre, natürmort ve doğadan ilham alan manzara resimleri yapmıştır. Doğayı taklit etmeyerek ona paralel bir görüntü yaratmaya çalışan sanatçı, izlenimcilerle ilgili olarak; “Güneş ışığı yeniden üretilemez ancak temsil edilebilir.” demiştir. Cezanne’ın bu sözü sanat anlayışının en güzel özetidir.

Eserleri ve Çalışmaları

Louis-Auguste Cézanne (1886): Bu portre Cézanne’ın en ünlü eserlerinden biridir. Rijit bileşim, kalın bir koyu renk boya içine uygulanan kasvetli tonlara hükmeder. Bu eserin etkileyici öncüsü, sanatçının kendi onaylanmamış yaşamını arka plana dahil etmesi; sanki yeteneklerini ve ününü onaylamayan ebeveyni tarafından tanınmasını istemektedir. Cézanne’ın babası, muhafazakar bakış açısıyla tanındığı gibi, portrede elindeki liberal bir gazeteyi okuyor.

Madame Cézanne in a Red Dress (1888-1890): Bu tablo, Cézanne’ın metresi ve sonraları eşi olan Hortense Fiquet’in resmedildiği portrelerindendir. Cézanne resmi romantikleştirmez: modelin tasviri sertçe, heybetli, yüzü körelmiş bir şekilde düz ve asimetrik çizilmiştir ve sadece bir kulağı görünmektedir.

The Card Players (1890-1892): Cézanne, Card Player tablolarını, çizimlerini ve ilgili çalışmalarını, Güney Fransa’daki aile evinde resmetti. Bu tabloda; bir insanı kucaklayan dağ gibi, erkeklerin kartlarını kucaklaması ve oyunu oynaması tasvir edilmiştir.

Study of Trees (1904): Cézanne bu tabloda; kağıdın rengi, formu ve nispeten el değmemiş alanları arasında mükemmel bir denge elde etmiştir. Tablodaki fırça darbeleri, resmin konusundan tamamen ayrı bir görsel şiir oluşturmaktadır. Bu çalışmasında Cézanne, çeşitli renk takımyıldızları aracılığıyla manzara görünümünü inşa ederek soyutlama elde ediyor.

Yararlanılan Kaynaklar
  • https://www.paul-cezanne.org/
  • Zehra Seda BOZTUNALI, Fatih BAŞBUĞ- Paul Cezanne’ın Sanatında Doğa Çözümlemeleri
  • Dirim Dergisi- Paul Cezanne
  • Lale KULA ÖZERDEN , Filiz ÖZER- Soyut Sanatın Habercileri

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
PAYLAŞ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz