Bağlı Olduğu İdare Birimine Göre Müze Türleri

İdari birim, bir müzenin yönetimsel, maddi ve izlediği politika anlamında bağlı olduğu müzenin sorumlu olduğu üst düzey yönetim otoritesini ifade etmektedir. Bu otoriteler, bakanlık ya da devlet kurumları, yerel yönetim kurumu, şirket, kar düşüncesi olmayan vakıf, dernek gibi bağımsız kuruluşlar olabilir.

Devlet Müzeleri: Devlete ait olan müzelerdir. Türkiye’de devlet müzelerinin büyük bir bölümü, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altındadır. Devlet, Kültür Bakanlığı aracılığıyla yurt içinde korunması gereken tüm eserleri ve yurt dışında ülke ile ilgili tüm eser ve belgeleri satın alma, değiş-tokuş ve bağış yoluyla toplama, koruma ve yararlandırmaya sunulması için gerekli ortamı hazırlama, resmi ve özel çalışmalar yapma konusunda öncülük ve liderlik eder. 1980 yılında hizmete giren Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, örnek olarak verilebilir.

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi

Yerel Yönetim Müzeleri: Bu grup içinde yer alan “belediye müzeleri”, devlet tarafından desteklenir ve denetlenir. Ortak amaçları, genellikle halka hizmet etmektir. Türkiye’de İstanbul Belediyesi’ne bağlı Atatürk Müzesi, İtfaiye Müzesi örnekleri verilebilir.

İstanbul İtfaiye Müzesi

Kent müzeleri de, yerel yönetime bağlı müzeler içinde değerlendirilebilir. Kente ve kentliye dair kültürel malzemelerin kullanıldığı kent müzeleri, günümüz kentinin var olan koşullarının oluşmasında; tarihin, kentlilerin, çevrenin, siyasal, ekonomik, dinsel ve etnik faktörlerin rolünü anlamayı mümkün kılar. Dünya’da “kent müzeleri” içinde en başarılı olarak kabul edilen örnek, Londra Müzesi’dir. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait Bursa Kent Müzesi de verilebilecek örnekler arasındadır.

Bursa Kent Müzesi

Üniversite Müzeleri: Eğitim, araştırma ve inceleme amaçlı kurulmuş olan üniversite müzelerinin, 17. ve 18. yüzyıllarda kurulmaya başlandığı bilinmektedir. İlk üniversite müzesinin nerede ve ne zaman açıldığı konusu tartışmalı olsa da kabul edilen görüş, ilk üniversite müzesinin Oxford Üniversitesi’ne bağlı olarak kurulan Ashmolean Müzesi olduğudur. Üniversite müzeleri, kampüs içinde olduğu gibi dışında da yer alabilir. Üniversite müzeleri ve koleksiyonlarının oluşturulmasındaki etmenler, üniversite bünyesindeki fakülte ve bölümlerin verdikleri eğitime malzeme sağlamak, bu malzemeyle eğitimi desteklemek ve güçlendirmektir. Dünya’da önemli örnekler arasında; Kanada’da Alberta Üniversitesi (Zooloji Müzesi, Dişçilik Müzesi), Mısır İskenderiye Üniversitesi (Adli Tıp Müzesi) sayılabilir. Ülkemizde ise, Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Tabiat Tarihi Müzesi ile Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi örnek verilebilir.

Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi

Askeri Müzeler:  Askeri müzeler, ağırlıklı olarak, geçmişte yapılmış önemli savaşlar, kazanılmış zaferler ve savaş teknolojilerine ilişkin eserleri sergilemektedir. Milli değerlerin ön planda tutulduğu bu müzeler, toplumdaki ortak milli tarih bilincini kuvvetlendirmeyi hedefler. Ülkemizdeki örnekler arasında, Harita Genel Komutanlığı’na bağlı Ankara Haritacılık Müzesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı Çanakkale Boğaz Komutanlığı Müzesi verilebilir. Ayrıca İstanbul Deniz Müzesi, ülkemizdeki ilk deniz müzesi ve ilk askeri müze olma özelliği taşıması açısından önemlidir.

İstanbul Deniz Müzesi

Bağımsız ya da Özel Müzeler: Koleksiyonculuk faaliyetlerinin özelleşmesi sonucu ortaya çıkan özel müzelerin yönetimi, özel kişilere bağlıdır. Ancak özel olmalarına rağmen kuruluşlarını onaylatan devlet tarafından denetlenir ve aynı zamanda devlet tarafından desteklenebilir. İngiltere’de sayıları 1100’ün üzerinde olan müzeler, bağımsız müzeler statüsünde yer almaktadır. Türkiye’de ise; kurumlara, şahıslara ve vakıflara ait 90’ın üzerinde özel müze vardır.

Ülkemizde müzeye dönüştürülen ilk şahıs koleksiyonu, 1980 yılında İstanbul’da açılan Sadberk Hanım Müzesi’dir. Daha sonra açılan Sakıp Sabancı, İstanbul Modern ve İstanbul Pera Müzesi de özel müzelere örnek verilebilir.

Sadberk Hanım Müzesi

Vakıf Müzeleri: Koleksiyon yönetimi, vakıflara bağlı olarak kültür varlıklarını koruma amacıyla kurulmuş müzelerdir. Türkiye’de bu tür müzelerdeki eski eserlerin korunması ve değerlendirmesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Günümüzde çağdaş müzecilik anlayışına uygun olarak; Ankara, İstanbul, Bursa, Antalya, Konya, Sivas ve Tokat gibi illerde vakıf eserleri müzeleri kurulmaktadır.

Ankara Vakıf Eserleri Müzesi

Koleksiyonlarını Sergiledikleri Mekanlara Göre Müzeler

Açık Hava Müzeleri: Genellikle eserlerini açık havada sergileyen müzelere, açık hava müzeleri denilmektedir. Bu müzeler, kaybolmaya yüz tutmuş olan kültürel maddi değerlerin yaşatılmasına, uluslararasındaki kültürel değerlerin farklılıklarının karşılaştırılmasına ve çok kültürlülüğün bir zenginlik olarak kabul edilmesine imkan sağlarlar. 1881 yılında Dünya’nın ilk açık hava müzesi, Norveç Oslo yakınlarındaki Kral II. Oscar’ın koleksiyonundan oluşmaktadır.

Oscar II’s Collection

Türkiye’de, Avrupa’daki gibi planlanmış açık hava müzesi olmamakla beraber, bazı kentsel sit alanları, sahip oldukları yapısal özellikleri ile birer açık hava müzesi özelliği taşımaktadır. Ürgüp, Safranbolu, Mardin gibi kentsel sit alanları örnek verilebilir.

Korunmakta olan açık arkeolojik alanlar da, birer açık hava müzeleridir. Atina’daki antik Agora kalıntıları, Roma’daki ünlü forumlar ve Pompei kenti, ülkemizde ise Çanakkale’de Truva ve Çorum’da Alacahöyük bu gruba girer.

Alacahöyük Müze ve Ören Yeri

Anıt Müzeler: Tarih içinde insan eliyle yapılmış, yapılı olduğu çevrede boyutları, mimarisi ve tarihi geçmişiyle nadir olma özelliği taşıyan ya da bir kentin sembolü haline gelmiş kimi yapılar, müze olarak değerlendirilebilir. Örneğin; Dünya’da tek olma özelliğine sahip ve Paris kentinin sembolü haline gelmiş Eyfel Kulesi, tarihi ve yapısal özellikleriyle tek bir müze binasından oluşmayan Mısır Piramitleri ya da Ankara kentine hakim bir noktada inşa edilmiş olan Anıtkabir…

Müze Evler: Tarihi, mimarisi ve içindeki değerler dolayısıyla korunması gereken konak ve evler, birer müze ev olarak değerlendirilir. Örneğin; Atatürk ya da Shakespeare’in doğduğu evler, bu müze türü içinde değerlendirilir.

Shakespeare’in Evi

Hizmet Alanlarına Göre Müzeler

Bölge Müzeleri: Nüfus dağılımına göre biçimlenen bölge müzeleri; bölge, taşra, merkez müzeleri ya da kırsal, bölgesel, ulusal müzeler olarak da tanımlanırlar.

Halk Müzeleri: 19. yüzyılda gelişmiş olan ve çoğu zaman bağımsız bu müzelerin bir kısmı, etnografya müzeleri ile birleşmiştir. Dolayısıyla bulundukları ülkenin etnografyasında milli veya bölge müzelerinde yer alırlar. Halk müzeleri, bir bina içerisinde yer alabileceği gibi bir ev, bir kasaba yada bir çiftlik de olabilir.

Ekomüze: Küreselleşme sonucu ortaya çıkan ekomüzelerin amacı yerel ekonomik gelişme, yerel aitlik duygusunu geliştirme ve yerel kimliği korumaktır. Ekomüzeler, çevresel eğitim ilkesi olan yerli tarihi, yerel kültürleri, dinsel ve ekolojik çeşitliliği yeniden ortaya çıkarmak, tanımak, saygı göstermek ve bunlardan yararlanmak konusunda oldukça uygun mekanlardır. Örnek olarak Kanada’da Doğu Alberta’da bulunan Kalyna Country Ekomüzesi verilebilir.

Diğer Müzeler

Uzmanlık Müzeleri: Ele aldığı konuyu çeşitli bilim dalları açısından inceleyen Şarap Müzesi, Pul Müzesi, Kukla Müzesi, Spor Müzesi, Müzik Müzesi gibi müzeler bu tür müzelere örnek gösterilebilir. Bu tür müzelerin gelişimi, Türkiye’de son yıllarda artış gösterdiği söylenebilir. Örneğin; ülkemizde ilk olarak 1992 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi bünyesinde açılan Oyuncak Müzesi ve ardından 2005 yılında Sunay Akın tarafından İstanbul’da açılan Oyuncak Müzesi örnek gösterilebilir.

İstanbul Oyuncak Müzesi

Türkiye’nin ilk özel spor müzesi statüsünü kazanmış olan Özel Beşiktaş Jimnastik Kulübü (BJK) Müzesi de, spor müzelerine verilebilecek güzel bir örnektir.

Sanal Müzeler: İnternet teknolojisinin hızla gelişimi ve kullanımının yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan sanal müzeler, görüntü aktarma ve iletişim teknolojileri yardımıyla gerçek müzenin, İnternet ve bilgisayar ortamına taşınmış halidir. Sanal müzeler, fiziksel şartlara bağlı olmadığı için sınırsız arşiv ve sergi mekanına sahiptir. Bir müzenin sanal müze olarak değerlendirilebilmesi için, müzenin tüm eserlerinin internet ortamında sunulması, ziyaret edenler için özel bağlantıların oluşturulması, öğretmenler, öğrenciler ve özel alan uzmanları için hizmet sayfaları açılması gerekmektedir.

Çocuk Müzesi: Eğitim amaçlı ve belirli günlerde halka açık olan kurumlar olan çocuk müzeleri, geleneksel müzelerden dört temel farkla ayrılır.

Birinci fark; her bir galeride açıklamak için bir fikir, her sergide anlatmak için bir hikaye ve her bir gösterinin arkasında bir amaç vardır. Yani eğitim; her objeyi, aktiviteyi ve olayı açıklar. İkinci fark; çocukların ilgisini yakalamak için, canlı renkler ve şiddetli ışıldayan efektler kullanılır. Üçüncü fark; sergiler, daha iyi bir görünümü meydana getirmek için dikkatli bir şekilde düzenlenir. Dördüncü fark; bu müzelerde çocuk, öğrenmenin en önemli kaynağıyla ilişki kurmaktadır. Çocuk müzelerine örnek olarak, ABD’de 1925 yılında kurulan İndianapolis Çocuk Müzesi ve çocuklara bilimi sevdirmek amacı taşıyan Houston Çocuk Müzesi verilebilir.

Houston Çocuk Müzesi

Yararlanılan Kaynak

  • AOF Yayınları – Müzecilik ve Sergileme
[Toplam: 32   Ortalama: 2.2/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz