İnşa Tarihi: Ribat-ı Melik Kervansarayı’nın 11. yüzyılda Şems-ül Mülk unvanı ile tanınan Karahanlı hükümdarı Nasır bin İbrahim tarafından hicri 471 (M: 1078-1079) de inşa edildiği bilinmektedir.

Konumu: Yapı, Buhara-Semerkand arasında Malik bozkırında Kermin yakınlarında bulunmaktadır.

Ribat-ı Melik Kervansarayı, Mimari Tanım
Ribat-ı Melik Kervansarayı

Karahanlılardan kalan en önemli mimari eserlerden biri de Ribat-ı Melik Kervansarayı’dır. Bir yapı kompleksinin parçası olan kervansaray, yapılan araştırma ve arkeolojik kalıntılardan anlaşıldığı kadarıyla, iki farklı dönemde inşa edilmiştir. Yapının 11. yüzyılda Karahanlılar zamanında Şems-ül Mülk zamanında (1068-1080) inşa edildiği ve Arslan Han (1102-1130) zamanında 12. yüzyılda önemli değişikliklere uğradığı düşünülmektedir.

Plan Özellikleri
Ribat-ı Melik Kervansarayı (Plan)

Ribat-ı Melik dıştan 91 x 91 m, içten 86 x 86 metre ölçülerinde, kare planlı bir yapıdır. Yapı güney ve kuzey olmak üzere iki bölümden meydana gelmektedir. Yapıya giriş , güney bölümde yer alan portalden sağlanır. 15 m yüksekliğindeki portal oldukça abidevidir.

Ribat-ı Melik Kervansarayı (Portal)

Güney bölüm, üç ana birimden oluşmaktadır. Portalden girildiğinde ortada uzun bir geçit yer alır. Bu geçitin batı ve doğusunda birer avlu yer almaktadır. Merkezdeki geçit 20.20 x 36.60 m ölçüsündedir. Avlular ise kare planlı olup 37.90 x 32.10 m ölçüsündedir.

Portal ve cephe duvarı.

Portalin hemen arkasında uzanan geçitle kuzey bölümüne ulaşılmaktadır. Kuzey bölümüne bir kapı ile geçilmektedir ve kuzey bölümü de temel olarak üç ana kısımdan oluşmaktadır. Ortada bulunan kare planlı bir avlu, 47.50 x 47.50 m ölçüsündedir. Bu avlunun batısında ve doğusunda dikdörtgen planlı birer avlu daha yer almaktadır. Kuzey bölümünde, etrafı mekanlarla çevrilmiş olan merkezdeki avlunun ortasında, 22.50 x 22.50 m ölçüsündeki kare alanda, sekizgen bir alan yaratan çiftli sütunlar yerleştirilmiştir. Bu alanın ortasında da sekizgen planlı bir set yer almaktadır. Bu bölümün, 18 m çapında kubbe ile örtülü olabileceği düşünülmektedir. Bu kubbeli kısmın, 12. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Son kazı ve araştırmalarda Ribat-ı Melik Kervansarayı’nın asıl mekanını örten 18 metre çapındaki büyük kubbesinin plan sistemi çizilerek çıkarılmıştır. Bu kısım taht-kabul salonu olarak kullanılmış olabilir.

Ribat-ı Melik Kervansarayı

Ribat-ı Melik Kervansarayı’nın günümüzde portali ile cephe duvarı ayakta kalmıştır.

Kalıntılardan anlaşıldığı kadarıyla cephe köşelerde yuvarlak kuleleri vardır. Takviye kuleleri tuğladan, iri yarım silindir biçiminde yivlerle düzenlenmiş, bunlar üstte kırık sivri kemerlerle kademeli olarak birbirine bağlanmıştır.

Ribat-ı Melik Kervansarayı Cephe Duvarı

Ribat-ı Melik Kervansarayı’nın su ihtiyacını karşılamak için kubbeli bir su sarnıcı vardır.

Ribat-ı Melik Kervansarayı’nın yakınında bulunan su sarnıcı.
Süsleme Özellikleri

Ribat-ı Melik Kervansarayı, 1841’de yapılmış bir gravürden anlaşıldığı kadarıyla, cephe düzenlemesiyle dikkat çeken bir yapıdır. Yapının abidevi portali, yapıya anıtsallık katan silindirik köşe kuleleri ve geometrik süslemeli nişleriyle dikkati çeken bir mimari örnektir.  Yapıda duvarlar kerpiç ile inşa edilip dışı tuğla örgü ile kaplanmıştır. Tuğla örgü cepheyi hareketlendirmiştir.

Portal

Yapının portali sadece Türk mimarisinde değil İslam mimarisinde de dikkate değer en eski portallerdendir. Portali en dışta silindirik formlu zincir motifleri çevreler.  Zincir motifli  iki bordür süslemesinin arasında geniş bordür bulunmaktadır. Bu bordür sekiz köşeli yıldızlarla bezenmiştir. Yıldızların ortası birer rozet şeklindedir.  Yıldız motifinin aralarında bulunan bitkisel süslemeler çok ince bir işçilik göstermektedir.

Ribat-ı Melik Kervansarayı Portal Yıldız Motifi

Portalin giriş yüzeyi, iç içe geçmiş sivri kemerli silmelerle hareketlendirilmeye çalışılmıştır. Dışta sivri kemerli bir yazı kuşağı yer alır. Yazı kuşağı portal tezyinayında önemli bir unsurdur.

Bu portal kompozisyonu, Karahanlılardan başlayarak, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları, Osmanlı ve Timur devri mimarisinde esas olmuştur.

      Yararlanılan Kaynaklar

  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)
  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı
  • İbrahim Çeşmeli – Orta Asya Camilerinde Tipoloji (7-13. Yüzyıllar)

 

[Toplam: 15   Ortalama: 3.1/5]

3 YORUMLAR

  1. Yazınız için teşekkür ederim, hocamızın tahtada açtığının aynısının daha düzenlisi, acaba diyorum o da mı sizin siteden alıyor… :))

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz