Hayvan Üslubu ve Ortaya Çıkışı

Göçebe bozkır kültürüne bağlı olarak yaşayan Hunlar, hayvan dünyasıyla iç içe oldukları için, hayvanların yaşayışları hakkında çok derin bilgiler edinmişlerdir. Hayvanları iyi gözlemlemeleri de Hun sanat eserleri üzerinde sıkça hayvan figürlerinin kullanılmasına ve dolayısıyla hayvan üslubunun doğmasına sebep olmuştur.

hayvan-uslubu-kolaj

Eserlerine hayvanları ustalıkla aktarmış, onları hareket halinde bile, adeta bir fotoğraf gibi realist bir üslupla işlemişlerdir.

pazirik-kurganinda-bulunan-kilimdeki-pars-figuru
Pazırık Kurganında Bulunan Kilimdeki Pars Figürü

Dokumalarda, keçelerde, kılıç, mızrak ve bıçaklarda, at koşumlarında, eyerlerde, kılıçların saplarında, maşrapaların kulplarında ve gövdelerinde hemen her tarafta hayvan figürleri yer almıştır.

eyer-kaplamasi-pazirik-hermitage-muzesi-st-petersburg
Eyer Kaplaması
Hayvan Üslubunu Ortaya Çıkaran Unsurlar

Hunlar, hayvan mücadele sahnelerinde, yırtıcı hayvanların daha çok geyik, antilop, keçi, koyun, inek gibi hayvanlara saldırılarını konu almışlardır.

hayvan-mucadelesini-gosteren-belleme-ornegi
Hayvan Mücadelesini Gösteren Belleme Örneği

Rostovzelff’in ilk kez adlandırdığı “hayvan üslubu” bu süratle meydana çıkmış Altaylarda Hunlar arasında, Güney Rusya’da ve Kuzey Kafkasya’da yaygınlaşmıştır. Hunlarda, Şamanizm ve diğer kutsalları olan gök-yer-su kavramları, hayvan üslubunu ortaya çıkaran diğer unsurlardandır. Dolayısıyla Türk kozmolojisi ve mitolojisinin sembolik anlamlarını vurgulamak amacıyla hayvan tasvirleri kullanılmıştır. Hayvan üslubu, Orta ve İç Asya’da bozkır kültürüne sahip diğer topluluklarda da görülürken, Hunlar daha gelişmiş örneklerini vermişlerdir.

Pazırık Kurganı’nda Bulunan Eyer Örtüsü

Hunlara ait en önemli buluntular, Altay Dağlarındaki kurganlardan çıkartılarak, Leningrad Hermitaj Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu sergilenen eserler arasında, Birinci Pazırık Kurganı’ndan çıkan bir eyer örtüsü dikkatimizi çekmektedir.

Eyer Örtüsü
Eyer Örtüsü

Örtünün üzerine ince deriden kesilerek yapıştırılmış hayvan mücadele sahnesinde, kaplanın sığına (geyik) saldırışı canlandırılmıştır. Kaplanın hücumuna uğrayan sığın, bu kana susamış hayvanın pençelerinin ağırlığı ve büyük bir korkunun verdiği acı ile dört ayağının üzerine çökmüş, yassı ve geniş boynuzlarını arkadan gelen tehlikeyi uzaklaştıracak şekilde geriye doğru uzatmıştır. Yukarıya doğru kalkık başı, uzun kulakları, yassı ve geniş boynuzları ile sığın, çok güzel tasvir edilmiştir. Sığının ardına pençelerini geçirmiş kaplan kuvvetli ve içeriye girik karnı, ağır pençeleri, yırtıcı hayvanlara mahsus geniş alnı, kedi biçiminde kulakları ile köklü bir tabiat anlayışı altında aksettirilmiştir. Kedi cinsinden hayvanlarda olduğu gibi, vücudundaki büyük elastikiyet, ustaca belirtilmeye çalışılmıştır. Geyiğin vücuduna, Altay Hun sanatına mahsus nokta ve virgüller konmuştur. Gövde üzerinde hareket motifi olarak yapılmış nokta, virgül ve nal biçimleri, Altaylarda Hun hayvan figürlerinin en karakteristik özelliğidir. Aynı tarz işaretlerin, Güney Sibirya’nın maden işleri üzerine de işlendiği görülür.

Hayvan Üslubunun Özellikleri
  • Hayvanlar bazen tek figür olarak, bazen de birden fazla hayvan kullanılarak tek bir kompozisyon meydana getirilir.
  • Grup halindeki figürler daha çok hareketli bazen durağan olarak işlenmiştir.
  • Bazı durumlarda figürler karşılıklı olarak yerleştirilmiştir.
  • Çeşitli nesnelerin belli bölümlerinde hayvan figürü kullanılmıştır.
  • Hayvanların gövdelerinin, küçük hayvan figürleri veya süslemelerle kaplandığı da görülür.
  • Geyiklerin boynuzlarında, yırtıcı kuşların gaga ve pençelerinde olduğu gibi bazı kısımların abartıldığı ve doğadan uzaklaştığı görülebilir.
  • Masalsı ve efsanevi hayvanlara da yer verilmiştir.
  • İnsan figürleri az kullanılmıştır. Bitkisel figürler ise zemin oluşturmak veya boşlukları doldurmak için kullanılmıştır.

 

[Toplam:36    Ortalama:3/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz