23. BÖLÜM

Robert Langdon ve Sienna, Boboli Bahçelerinin güney tarafındaki istinat duvarından atlayarak duvarın dibine düşerler.

Boboli Bahçeleri; Niccolo Tribolo, Giorgio Vasari ve Bernardo Buontalenti’nin olağanüstü tasarım yeteneklerini barındırıyordu. Bu estetik danışman grubu, birkaç hektarlık, üzerinde yürünebilen bir şaheser yaratmıştı.

Niccolo Tribolo, Giorgio Vasari ve Bernardo Buontalenti
  • Niccolo Tribolo(1500-1550): Düşes Eleonora, yeni bahçeleri için mimar ve tasarımcı olarak Niccolo Tribolo’yu istihdam etti. Tribolo, çalışmalara başlandıktan kısa süre sonra öldü, ancak bahçelerin çoğu tasarımına uygun olarak döşendi.
  • Giorgio Vasari(1511-1574): İtalya’nın Toskana bölgesinde doğan Giorgio Vasari bir mimar, yazar, tarihçi ve ressamdır. Sanat tarihçiliği yazarlığının kurucusu sayılır ve İtalyan sanatçılarının biyografilerine ilişkin bir kitap yazmıştır.
  • Bernardo Buontalenti(1531-1608): Gençliğinde Medicilerin hizmetine giren ve kalan hayatını onlarla geçiren Bernardo Buontalenti, Salviati ve Bronzino’dan resim yapmayı Michelangelo Buonarroti’den heykel Giorgio Vasari’den mimarlık ve Giulio Clovio’dan minyatür boyamayı öğrendi. I.Cosimo’nun oğlu Francesco için bir sürü minyatür yaptı. Ressamlığından çok mimarlığıyla ünlendi ve mimar olarak tahkimat (güçlendirme) villa ve bahçe işi aldı. Bilinen ilk işi 1568’de Floransa’daki Palazzo di Bianca Cappello’dur. En önemli eserleri, yeni Livorno şehri projesinin kapsadığı Palazzo Pitti’nin ve ünlü mağarasıyla Boboli Bahçeleri’nin dekorasyonudur . 

  • Boboli Bahçeleri(Giardini di Boboli): Medici’nin hanımı Eleonora di Teleodo için tasarlanan Boboli Bahçeleri, 16. yüzyılın ilk ve en bilinen biçimsel İtalyan bahçelerinden biridir. 16. Yüzyıldan 17. Yüzyıla tarihlenen bahçe, meşhur heykel kolaksiyonuna ve bazı Roma antik eserlerine ev sahipliği yapar. Bahçelerin ilk etabı Niccolo Tribolo tarafından başlatılmış olup onun 1550 yılından ölümünden sonra Giorgio Vasari tarafından mağaralar tasarlanmış ve heykellere Bernardo Buotalenti’nin katkılarıyla devam edilmiştir.

Robert düştükleri yerde bir daha projektörü açar ve Botticelli’nin La Mappa dell’Inferno’sunu, düz alana yansıtır. “Catrovacer” kelimesinin anlamını çözen Robert, Sienna’ya bunun aslında “ara” ve “bul” anlamına gelen “Cerca trova” kelimeleri olduğunu söyler.

Cerca trova senin için bir şey ifade etmiyor mu?”

Sienna omzunu silkti.

Langdon içinden güldü. Sonunda, Sienna’nın bilmediği bir şey çıktı. “Anlaşıldığı kadarıyla, bu cümle Vecchio Sarayı’nda asılı olan ünlü bir duvar resmini işaret ediyor; Giargio Vasari’nin Beş Yüz Salonu’ndaki Battaglia di Marciano’unu. Resmin tepesinde açıkça görünecek şekilde Vasari minik harflerle cerca trova yazmış. Bunu neden yaptığına dair birçok teori var ama kesin bir kanıt henüz bulunamadı.”

The Battle of Scannagallo – Giorgio Vasari(1554) Palazzo Vecchio of Florence
25. BÖLÜM

Langdon tüm bunların ne anlama geldiğini hesaplamaya çalıştı. On altıncı yüzyıl ressam, mimar ve yazarı Giorgio Vasari, Langdon’un genellikle “dünyadaki ilk sanat tarihçisi” diye bahsettiği biriydi. Yapmış olduğu yüzlerce resme, tasarladığı onlarca binaya rağmen, bıraktığı en kalıcı miras kitabı Li Vitte de’piu Eccellenti Architetti, Pittori, et Scultori olmuştu. Bugüne dek sanat tarihi öğrencilerinin okuması gerekenler arasında yer alan kitap, İtalyan sanatçıların biyogrofilerini içeren bir derlemeydi.

Kitabının ilk baskındaki kapak resmi.
  • Le vite de’ più eccellenti pittori, scultori e architettori (Sanatçıların Hayat Hikayeleri): Giorgio Vasari’nin ilk baskısı 16. yüzyılda gerçekleştirilen kitabıdır. İtalyan Rönesansı’nın belli başlı sanatçılarının hayat hikayelerini içeren kitap asırlar boyunca sanat tarihi yazımına öncülük etmiştir.

Langdon karşılarındaki bahçe labirentine göz gezdirdi. Sienna’yla birlikte Pitti Sarayı’na varabilirlerse eski şehir, dünyanın en ünlü yaya köprüsü olan Vecchio Köprüsü’ne yürüme mesafesinde kalacaktı. Daima kalabalık olduğundan saklanmak için iyi bir yerdi. Vecchio Sarayı buradan birkaç blok uzaklıktaydı.

  • Ponte Vecchio: Floransa’nın en meşhur köprüsü olan Ponte Vecchio 14. yüzyılda tamamlanmıştır. Arno Nehri üzerinde bulunan köprünün üzerinde çok sayıda hediyelik eşya dükkanı, kuyumcu vb. dükkanlar bulunmaktadır.

Langdon ileride, solda, limon ağaçları ile heykellerin süslediği küçük bir adacığın bulunduğu, elips şeklindeki lagünü fark etti. Suyun içinden fırlayan ata binen ünlü Perseus heykelini tanıyınca, Isolotto diye düşündü.

Langdon, La Cerchiata’nın Floransa’nın en huzur verici yerlerinden biri olduğunu düşünürdü.

26. BÖLÜM

Langdon ve Sienna La Cerchiata’nın yapraklı tünellerinden geçerler ve karşılarına Boboli’nin en ünlü fıskiyeli çeşmesi çıkar. Yani halk dilinde “Çatal Çeşmesi” olarak adlandırılan, üç dişli mızrak tutan Stoldo Lorenzi’nin bronz Neptün’ü.

 

  • Çoğunlukla bronz heykeller yapan Stoldo Lorenzi, Giambologna ve Tribolo gibi sanatçılardan etkilenmiştir. Floransa’daki ustalığı Boboli Behçeleri’ndeki Neptün Çeşmesi (1565-1568) olarak kabul edilir.

Yaklaşık beş yüz metre uzakta olan Pitti Sarayı’nın sola ve sağa doğru uzanan taş cephesi manzarayı kaplıyordu. Dış cehpesinde göze çarpan kaba taş işçiliği ile binaya hakim olan otoriter hava, sürgülü pencereler ve kemerli açıklıkların tekrarlarıyla daha da vurgulanıyordu.

  • Pitti Sarayı: Arno Nehri’nin güney tarafında kalan ve Eski Köprü(Ponte Vecchio)’ye kısa mesafede bulunan saray, İtalya Floransa’daki en önemli saraylardan biridir. Pitti ailesi tarafından yaptırılmaya başlanan saray daha sonra 1549 yılında Medici ailesi tarafından satın alınmıştır. 18. yüzyılda Napolyon’un hükümet üssü olmuş daha sonra 1919 yılında kral III. Vittorio Emanuele tarafından İtalyan haklına bağışlanmıştır. Kapılarını halka açtığında ise Floransa’nın en geniş sanat galerisi olarak Medici ailesinin yanında birçok küçük koleksiyonlara ev sahipliği yapmıştır.

Sienna ile birlikte dik yokuştan aşağı yarı koşarak indiler. Aşağı inerken, bir tepenin yamacında nal gibi duran ve dünya tarihinde ilk opera eserinin sergilendiği yer olan Boboli Amfiteatrı’ndan geçtiler.

Sonra, II. Ramses’in obeliskini ve temeline yerleştirilmiş olan talihsiz “sanat” eserini geride bıraktılar. Rehber kitaplar bu parçadan “Roma’nın Caracalla Kaplıcaları’ndan dev bir taş havuz” olarak bahsederdi ama Langdon onu her zaman dünyanın en büyük küveti olarak görürdü.

27. BÖLÜM

Polisin Pitti Sarayı’na girdiğini gören Langdon ve Sienna geldikleri yoldan dönerek polisten uzaklaşmaya çalışırlar.

Karşılarındaki heykel, dev bir kaplumbağaya binen obez ve çıplak bir cüceyi betimlemişti. Cücenin testisleri kaplumbağanın kabuğunda yassılaşmıştı. Kaplumbağanın ağzıysa sanki hastaymış gibi su damlatıyordu.

Langdon yürümeye ara vermeden, “Biliyorum,” dedi. “Bu Braccio di Bartolo, ünlü bir saray cücesi. Bana kalırsa, bunu dev bir küvete koymalılar.”

Langdon ve Sienna sağa dönerek basamaklardan aşağıya inerler. Sienna yolculuklarının bir mağara ağzında sona ereceğini hisseder. Arka duvara oyulmuş derin bir yeraltı odası.

Biraz daha yaklaşınca, Sienna’nın gözleri girişin üzerindeki saçaklığa kaydı: Burada, damlataş ve nebulous taşı karışımının sanki iki kadını içine alıyormuş gibi görünen çıkıntıları göze çarpıyordu. İki kadının yanında Medicilerin ünlü arması,altı topun veya palle’nin üzerine işlendiği bir kalkan vardı.

29. BÖLÜM

Adını mimari Bernardo Buotalenti’den almış olan Buotalenti Mağarası, Floransa’daki en tuhaf yerdi. Pitti Sarayı’na gelen genç ziyaretçiler için bir eğlence evi olarak tasarlanan üç bölmeli mağara süiti, natüralist fantezi ile gotik aşırılığın bir karışımıydı. Damlayan ve sarkıt oluşturan taşlar, duvarlar oyulmuş figürleri yiyor ya da dışarı sızdırıyormuş gibi görünüyordu. Medicilerin döneminde mağara, duvarlarından sular akan bir yerdi. Bu sıcak Toscana yazlarında mekanı serinletmeye ve gerçek bir mağara havası yaratmaya yarıyordu.

Langdon ve Sienna, mağardaki çeşmenin arkasına saklanırlar. Onları arayan askerler mağaranın ağzına kadar gelmiştir. İri yarı bir askerin mağarının dışında bulunan kapıyı yumruklamasından yararlanarak mağarının daha derinlerine giderek orda bulunan heykelin arkasına saklanırlar. Askerin yumrukladığı kapı daha sonra Langdon ve Sienna’nın oradan kurtulması için bir yol olacaktır.

32. BÖLÜM

Vasari Koridoru, yani II Corridoio Vasariano, 1564’te, Pitti Sarayı’ndaki evinden, Arno Nehri’nin karşısındaki Vecchio Sarayı’ndaki çalışma ofisine güvenli bir geçiş sağlaması için Medici soyundan Grandük I. Cosimo’nun emriyle Giorgio Vasari tarafından tasarlanmıştı. Vatikan şehrindeki ünlü Passetto gibi Vasari Koridoru da mükemmel bir gizli geçitti. Boboli Bahçeleri’nin doğu köşesinden başlayıp Vecchio Köprüsü’nün üzerinden geçiyor, aradaki Uffizi Galerisi’nin içinden kıvrılarak eski sarayın kalbine kadar yaklaşık bir kilometre boyunca uzanıyordu.

  • Vasari Koridoru (II Corridoio Vasariano): Palazzo Vecchio’yu Palazzo Pitti’ye bağlayan gizli bir geçiş yolu olan Vasari Koridoru, Giorgio Vasari tarafından yapılmıştır. Giorgio Vasari, 1565 yılında başladığı ve yaklaşık 1 km uzunluğunda olan bu kapalı yürüyüş yolunu yaklaşık 5 ayda tamamlar. Giorgio Vasari’den bu koridoru Cosimo I de’Medici evi ve hükümet sarayı arasında rahat ve güvenli bir şekilde ulaşmak için istemiştir.

Langdon ve Sienna pencereden baktıklarında Vecchio Köprüsü’nün üzerinde durduklarını görürler. Langdon aşağıda köprünün bir yerinde, Floransa’da işlenen cinayetlerden en kötü üne sahip olanını hatırlar. 1216’da Buondelmonte ismindeki genç bir soylu, gerçek aşkı uğruna ailesinin ayarladığı evliliği yapmayı reddetmiş ve bu kararı sebebiyle bu köprüde öldürülmüştür. Gencin ölümü birbiriyle acımasızca savaşmış olan iki güçlü siyasi kesim olan Guelfler ile Ghibellinler arasındaki sürtüşmeyi tetiklediğinden “Floransa’nın en kanlı cinayeti” olarak anılmıştır.

I funerali di Buondelmonte – Francesco Saverio Altamura (1860)

Süregelen siyasi düşmanlık, Dante’nin Floransa’dan sürülmesine neden olduğu için şair bu olayı İlahi Komedya’da acı bir şekilde ölümsüzleştirdi: Ah Buondelmonte, ah! Başkasının sözüne uyup onunla evlenmekten kaçınmakla çok fena ettin!

Günümüzde cinayetin işlendiği yerin yanında, üç ayrı levha bulunuyordu. Bu levhaların her birinde, Dante’nin Cennet’indeki On Altıncı Kanto’dan farklı bir mısra yazıyordu. İçlerinden biri Vecchio Köprüsü’nün girişine yerleştirilmişti ve şöyle diyordu:

FAKAT KÖPRÜYÜ BEKLEYEN KIRIK TAŞA

BİR KURBAN ADAMASI MUKADDERMİŞ FLORANSA’NIN

BARIŞ VE HUZUR DEVRESİNİN SONUNDA

33. BÖLÜM

The Mendacium’un güverte altındaki bölmesinde tek başına oturan yönetici Knowlton, bilim adamının teslim ettiği kaydı tekrar izler. Kaçırmış olabileceği bir ipucu arayarak kaydı baştan ileri sarar. Kayıtta geçen Malthus matematiği Knowlton’un dikkatini çeker.

Knowlton kaydı durdurdu. Malthus matemetiği mi? Hızlı bir internet araması onu on dokuzuncu yüzyıl matematikçisi ve nüfus bilimcisi Thomas Robert Malthus hakkında bilgiye ulaştırdı. Nüfuz fazlalığından ötürü önünde sonunda küresel bir çöküş olacağı kehanetinde bulunmuştu.

  • Thomas Robert Malthus (1766-1834): Politik iktisat teorisyeni ve bir nüfus bilimci olan Robert Malthus esasında bir din adamıdır. En önemli çalışmaları nüfus artışı ile gıda ürünlerinin artışı arasındaki ilişkinin belirlenmesi üzerine olmuş ve bunu 1789 yılında yayınladığı “Nüfus Artışı Hakkında Araştırma” adlı çalışmasıyla duyurmuştur.

Malthus’un biyogrofisinde, An Essay on the Principle of Population adlı kitabından sinir bozucu bir alıntı vardı:

Nüfusun gücü, insanın nafakasını üretme gücünden o denli üstündür ki, erken ölüm şu veya bu şekilde insan türünü ziyaret etmelidir. İnsanoğlunun ahlaksızlığı etkindir ve nüfusun azalmasına hizmet eder. Büyük yıkım ordusunun müjdecisidir ve genellikle korkunç işi kendi bitirir. Ama bu imha savaşında başarısız olursa hastalıklar, salgınlar, kıran ve veba ilerler; binleri, on binleri silip süpürür. Başarı yarım kalırsa ardından muazzam bir kıtlık yaklaşır ve tek bir güçlü darbe indirerek dünya nüfusu ile yiyeceği dengeler.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz